Üç yaşındaki kızı ve 14 yaşındaki üvey oğluyla birlikte yaşayan Schmidt, eşiyle ev içi sorumlulukları paylaşmasına rağmen asıl planlama yükünün kendi üzerinde olduğunu vurguluyor. Özellikle gün sonunda hem yemek hazırlamak hem de çocuğunun ihtiyaçlarına yetişmeye çalışmak onun için ciddi bir stres kaynağı haline gelmiş.
“Bir danışmana ihtiyacım vardı”Teknolojiye olan ilgisi sayesinde ChatGPT ile tanışan Schmidt, uygulamayı kendi ihtiyaçlarına göre kişiselleştirmeye başlamış. Kısa süre içinde yapay zekâyı bir tür “ortak ebeveyn” gibi kullanmaya başlamış:
“Bugün ne pişirsem?”, “Doğum günü hediyesi ne olabilir?”, “Kreşe ne koysam?” gibi sorularına anında ve pratik cevaplar alması günlük yaşamını kolaylaştırmış.
Rol vererek kullanıyor
Schmidt, ChatGPT’den en iyi şekilde faydalanmak için ona belirli görevler vererek kullanıyor. “Ona ne yapmasını istiyorsam o rolü söylüyorum,” diyen Schmidt, örneğin “bugün bir beslenme uzmanı gibi davran” dediğinde çocuklar için pratik ve sağlıklı tarifler aldığını belirtiyor.
Uyku düzeni bile değiştiChatGPT’yi aynı zamanda bir çocuk psikoloğu gibi de yönlendiren Schmidt, kızının uyku sorunlarıyla başa çıkmak için uygulamadan eğlenceli yöntemler önermesini istemiş. Sonuç mu? “Kızımın aslında sakinleşmekten çok enerji atmaya ihtiyacı olduğunu söyledi. Artık yatmadan önce yatağın üstünde zıplayarak yoruluyor, sonra da kolayca uykuya geçiyor.”
Sadece bilgi değil, duygusal destek de veriyor
Yapay zekâyı sadece pratik çözümler için değil, duygusal olarak zorlandığı anlarda da kullanan Schmidt, bazen yalnızca içini dökmek için yazdığını söylüyor:
“Terapist değil elbette ama bana düşünmek için bir alan açıyor. Duygularımı yönetmemi kolaylaştırıyor.”
“Eşim aktif bir baba ama bizim işleyişimiz farklı. O harekete geçiyor, ben planlıyorum,” diyen Schmidt, artık yalnız hissetmediğini söylüyor. ChatGPT’yi adeta evin üçüncü bireyi olarak tanımlayan genç anne, “Tereddüt etmiyor, unutmuyor, hep yanımda”dedi.
HABER MERKEZİ




