Köşe Yazıları

Bu son olsun!

Bundan tam 16 yıl önce izlediğimiz o haber ile tüm Türkiye ve benim de  kanım donmuştu.

ü

Münevver Karabulut cinayeti , yıllar geçmesine rağmen hâla vicdan ve hafızaları mızda silinmeden kanayarak güncelliğini  koruyor.Genç bir kızın erkek arkadaşı tarafından vahşice katledilip , bir valiz içerisinde cesetinin saklanmasına tanıklık etmiştik.Daha dün gibi o haber ve Münevver'in çığlıkları...

ü

Geçen 16 sene içerisinde , kadın cinayetlerinde bir arpa boyu yol alamamak , hem vicdanımızı sızlatıyor hem de geleceğe daha endişe içinde bakmamıza neden oluyor.Maalesef ki hemen her gün bir ya da birkaç kadın cinayetine tanıklık ediyoruz.Her bir sokkakta bir kadın bedeni ölüme terk ediliyor, her gün bir evde bir kadın bedeni kanlar içinde kalıyor .Kayıp kadınlarımızın ise akibetini henüz bilenler yok kimbilir kaç kadın sesini dahi çıkaramadan toprak altında bulunmayı bekliyor...

ü

Bir valiz cinayeti de yine bizlere Münevver Karabulut'u hatırlattı. Geçen 16 sene ve korunamayan nice nice kadınlarımızı da yeniden hatırlattı.

ü

Ne yazık ki Ayşe Tokyaz  da artık zihinlerimizd bir valiz içinde hayatının bahatında bir eril kişi tarafından katledilmiş olarak çıktı.Ayşe'nin sesini ikiz kardeşi Esra defalarca duyurmaya çalışmış olsa da o son çığışına ne ikiz kardeşi ne de bizler yetişemedik.

ü

İnsanlığın bir kez daha bitişine tanıklık etmekten artık yüreğimiz de yer kalmadı.

Bu kadar kadın ve çocuk cinayeti hızla artarken gelecek endişemiz ise daha da artıyor.

ü

Sıra yarın bana mı gelecek kaygısı ile sokakta yürüyemez hale geldi kadınlar , tehlikenin artık nereden ve kimden geleceğini kestiremez olduk. Artık bu son olsun derken daha da dibi görmeye başladık.

ü

Ve inanıyorum ki devletimiz artık elini daha çok taşın altına koyup kadınların çığlıklarona kulak verecek.

ü

Kız kardeşlerimizin elinden tutalım bir değil bin olalım eksilmeden artık umutla çoğalalım.

ü