Balıkesir’in Sındırgı ilçesi deprem uzmanlarının yeniden gündeminde. Deprem araştırmacısı Ahmet Yakut, YouTube kanalında yayımlanan son videosunda Ida Madra Jeoparkı’nda yürüttüğü çalışmaları paylaştı. Yakut, bölgedeki jeotermal kaynakların ve kaya oluşumlarının aktif fay hatlarının bir göstergesi olduğuna dikkat çekti.

“Yerin Altında Olağanüstü Bir Enerji Var”
Ahmet Yakut, Sındırgı’nın Hisaralan bölgesinde yer alan jeotermal alanın Türkiye’nin en özel jeolojik merkezlerinden biri olduğunu vurguladı. Bölgede yer altından çıkan 46 ile 98 derece arasındaki sıcak suların hem bilimsel hem de jeotermal açıdan büyük öneme sahip olduğunu söyledi.

“Burası sıradan bir doğa manzarası değil. Bu toprakların altında yerin derinliklerinden gelen olağanüstü bir enerji yatıyor. Termal sular, fay hatlarının hareketliliğini bize gösteren en açık işaretlerden biri.”
Yakut, bölgede gözlemlenen traverten benzeri kaya oluşumlarının, yer altındaki sıcak suyun mineralleri yüzeye taşımasıyla meydana geldiğini belirtti.
“Bu Taşlar Doğanın Fırınında Pişmiş”
Uzman araştırmacı, bölgedeki kayaçların basınç ve sıcaklık altında “pişmiş toprak” gibi şekillendiğini ifade etti. Bazı taşların sarı ve turuncu tonlara bürünmesinin, yer altından gelen minerallerin etkisiyle zamanla oluştuğunu söyledi.

“Bu taşlar, doğanın binlerce yıl süren sabrının ürünü. Yer altındaki sıcak su, buhar ve kükürt ile defalarca temas etmiş. Her biri jeolojik bir kayıt, adeta doğanın arşivi.”
Depremlerle Aynı Sistem: “Fay Hatları Hâlâ Aktif”
Yakut, Sındırgı’daki jeotermal hareketliliğin deprem sistemiyle doğrudan bağlantılı olduğunu belirtti.
“Bu sıcak su kaynakları, aslında yer kabuğundaki kırıkların ve fay hatlarının bir sonucu. Yani burada gördüğümüz termal enerji, aynı zamanda depremlerin beslendiği sistemin yüzeye yansımasıdır.”
Jeoparkta gözlemlenen çatlaklı kaya yapılarının, ani ısı değişimleri ve yer hareketleri nedeniyle oluştuğunu vurgulayan Yakut, bu alanın “doğal bir laboratuvar” gibi çalıştığını söyledi.

Traverten Bacaları ve Jeotermal Güzellik
Videoda, bölgedeki traverten bacalarının oluşum sürecine de değinen Yakut, bu yapıların milyonlarca yıllık jeolojik süreçlerin sonucu olduğunu ifade etti:
“Okyanusların altındaki karstik bacalar nasıl mineral çıkararak şekilleniyorsa, burada da yer altı suları yüzeye çıkarken aynı etkiyi yapıyor. Her biri doğanın sabrının bir eseri.”
“Sındırgı Jeoparkı Deprem ve Doğa Bilinci İçin Önemli”
Ahmet Yakut, konuşmasının sonunda Sındırgı Ida Madra Jeoparkı’nın hem bilimsel araştırmalar hem de doğa turizmi açısından büyük potansiyele sahip olduğunu söyledi.
“Bu bölge bize hem doğanın gücünü hem de şifasını bir arada gösteriyor. Ziyaret eden herkes toprağın nabzını hissedebilir. Milyonlarca yılda oluşan bu güzellik, aynı zamanda doğanın canlı bir uyarısıdır.”

Yakut, Sındırgı’ya yolu düşen herkese Ida Madra Jeoparkı’nı görme çağrısında bulundu:
“Burası yalnızca bir doğa manzarası değil, jeolojinin kalbidir. Her taş, her su kaynağı bize yerin altındaki hayatın hâlâ sürdüğünü anlatıyor.”
Serpil ADAK
