İtalya’nın Piemonte bölgesinde görev yapan ekipler, insansız hava araçlarıyla (İHA) topladıkları binlerce görüntüyü özel yazılımlarla taradı. Dağlık ortamda “olmaması gereken” renk ve doku farklılıklarını ayıklayan algoritmalar, yalnızca birkaç saat içinde kritik noktaları işaret etti. Bu analiz, aylarca ilerleme sağlanamayan dosyada belirleyici bir kırılma yarattı.
Ivaldo’nun kayboluşuna dair eldeki tek somut ipucu, Varaita Vadisi’ndeki Castello di Pontechianale köyünde park halinde bulunan aracıydı. Kurtarma ekipleri, buradan Monviso ya da Visolotto yönüne ilerlemiş olabileceğini değerlendirmiş; ancak cep telefonu sinyalinin kapsadığı geniş alan, yüzlerce kilometrelik patika ve kayalık yüzeyin tek tek taranmasını gerektirmişti. Yaklaşık 50 kişilik ekip günlerce yaya aramalar yaptı, helikopter destekli taramalar gerçekleştirildi; kışın gelişiyle çalışmalar askıya alındı.

Karların çekilmesinin ardından Temmuz 2025’te sahaya dönen ekipler, bu kez yapay zekâdan destek aldı. Analizlerin işaret ettiği noktalar, hava koşullarının elvermesiyle kontrol edildi. Sonunda, Monviso’nun kuzey yamacında 3 bin 150 metre yükseklikteki bir yarıkta Nicola Ivaldo’nun cansız bedenine ulaşıldı. Kritik ipucu ise gölgede kalmasına rağmen ayırt edilen kırmızı kask oldu.
Kurtarma ekipleri, yapay zekânın süreci ciddi biçimde hızlandırdığını; ancak tek başına yeterli olmadığını vurguluyor. Yanlış pozitiflerin, sahadaki insan deneyimiyle elenmesi gerektiğine dikkat çekilirken, benzer teknolojilerin daha önce Polonya ve İskoçya’daki vakalarda da kullanıldığı hatırlatılıyor. Öte yandan yoğun bitki örtüsü, kötü hava koşulları ile hukuki ve etik tartışmaların, bu yaklaşımın sınırlarını belirlediği ifade ediliyor.
HABER MERKEZİ
