Diyanet İşleri Başkanlığı Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan 6 Kasım 2026 tarihli Cuma hutbesi kamuoyuyla paylaşıldı. Her hafta milyonlarca Müslümanın Cuma namazında dinlediği hutbenin bu haftaki konusu “İbadet” olarak belirlendi. Türkiye genelindeki camilerde 6 Kasım Cuma günü okunacak hutbede, ibadetin yalnızca belirli dini görevlerden ibaret olmadığı, günlük hayatta gerçekleştirilen güzel davranışların da ibadet değeri taşıdığı ifade edildi.

İzlerken Kalbinizi Paramparça Eden Filmler!
İzlerken Kalbinizi Paramparça Eden Filmler!
İçeriği Görüntüle

DİYANET 6 KASIM CUMA HUTBESİNİN KONUSUNU AÇIKLADI

Diyanet İşleri Başkanlığının yayımladığı hutbede, insanın yaratılış gayesi ve Allah'a olan bağlılığının önemine dikkat çekildi. Namaz, oruç, zekât ve hac ibadetlerinin bireyin manevi hayatına katkıları anlatılırken, toplumdaki yardımlaşma ve dayanışma kültürünün güçlendirilmesi gerektiği belirtildi.

Hutbede, özellikle ihtiyaç sahiplerine destek olmak, komşuluk ilişkilerini güçlü tutmak, engelli bireylerin hayatını kolaylaştırmak ve öğrencilerin eğitimine katkıda bulunmak gibi davranışların ibadet kapsamında değerlendirildiği aktarıldı.

CUMA HUTBESİNDE KAN VE ORGAN BAĞIŞINA DİKKAT ÇEKİLDİ

6 Kasım Cuma hutbesinde öne çıkan mesajlardan biri de insan hayatının korunması oldu. Diyanet, kan bağışı yapmanın ve dini ile tıbbi hassasiyetleri gözeterek organ bağışında bulunmanın önemini vurguladı.

Hutbede, Mâide suresinin 32. ayetine atıfta bulunularak bir insanın hayatını kurtarmanın bütün insanlığı kurtarmak kadar değerli olduğuna dikkat çekildi.

Namaz (11)-1

6 KASIM 2026 CUMA HUTBESİ TAM METNİ

DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI – DİN HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

İBADET

Muhterem Müslümanlar!

Cenâb-ı Hakk’a olan bağlılığımızın en somut göstergesi ibadetlerimizdir. İbadetler; yaratılış gayemizdir, imanımızın hayata yansımasıdır. Rabbimizin bize sunduğu nimetlere karşı şükrümüzün gereği, O’nun sonsuz rahmetine ulaşma arzumuzdur. İhlasla eda ettiğimiz her ibadet; dilimizin zikirle buluşmasına, hayatımızın mutlulukla dolmasına vesiledir.

Aziz Müminler!

Rabbimizin farz kıldığı, şekli ve vakti belli ibadetler, dinimizin direği ve kulluğumuzun özüdür. Namaz bizleri; hayâsızlıktan ve kötülükten uzak tutar, günahlardan temizler, gönlümüzü huzura erdirir. Oruç; takvayı, sabrı, muhtacın derdiyle dertlenmeyi bizlere öğretir. Zekât, malımızı ve servetimizi maddi ve manevi kirlerden arındırırken bizleri de cimrilik hastalığından korur. Hac ise kötü sözlerden, kavgadan ve öfkeden uzak kalmayı, bütün insanların Allah katında bir tarağın dişleri gibi eşit olduğunu bizlere hatırlatır.

Kıymetli Müslümanlar!

Allah’ın rızasını gözeterek yaptığımız her iyilik ve her hayırlı iş aynı zamanda bir ibadettir.¹ Nitekim kendimizin ve ailemizin rızkını helal yollardan kazanmak, alışverişte dürüst olmak, çalışıp üretmek ibadettir. Ailemiz, akrabamız ve komşularımızla bağımızı güçlü tutmak, onlarla ilgilenmek, onların sevinçlerini ve kederlerini paylaşmak ibadettir. Engelli bir kardeşimizin hayatını kolaylaştırmak, ihtiyaç sahibi bir öğrencinin eğitimine destek olmak, geçim sıkıntısı çeken bir komşumuzun yardımına koşmak ibadettir. Rahmet Elçisi (s.a.s)’in, **“Kul, kardeşinin yardımında olduğu sürece, Allah da o kulun yardımcısıdır”**² muştusuna nail olabilmek ne büyük saadettir.

Değerli Müminler!

Yeri geldiğinde yüzümüzde beliren bir tebessüm, yeri geldiğinde insanlara eziyet veren engelleri kaldırmak, yeri geldiğinde ise mazlum ve mağdurlara el uzatmak bir sadakadır ve her sadaka bir ibadettir. Kimi zaman bir hastaya kan vererek can olmak, kimi zaman da çaresizce bekleyen bir kardeşimiz için dini ve tıbbi hassasiyetleri dikkate alarak organ bağışında bulunmak bir iyiliktir ve her iyilik bir ibadettir. Ayet-i kerime gayet açıktır: **“…Kim, bir insanın hayatını kurtarırsa bütün insanların hayatını kurtarmış gibi olur…”**³

Aziz Kardeşlerim!

Ömrümüz kısa, dünya geçici, ahiret hayatı ise haktır, gerçektir ve ebedidir. Gün gelir; nefesimiz biter, adımlarımız durur, dünyaya ait olan ne varsa geride bırakır gideriz. Evet, Değerli Kardeşlerim! Asıl mesele, dünyada ne kadar kaldığımız değil, Allah’a olan kulluğumuz ve O’nun rızası için yaptığımız iyiliklerimizdir. Asıl mesele, Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in, **“…Allah katında amellerin en sevimlisi, az da olsa devamlı olanıdır”**⁴ tavsiyesine uyarak ömrümüzü ibadete çevirebilmektir.

Hutbemizi, Nahl sûresi doksan yedinci ayet-i kerimenin mealiyle bitiriyoruz: **“Erkek ya da kadın, kim mümin olarak salih amel işlerse, elbette ona hoş bir hayat yaşatacağız ve onların mükâfatlarını yaptıklarına karşılık olarak en güzeliyle vereceğiz.”**⁵

Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü

Kaynaklar:

  1. Ebû Dâvûd, Tatavvu’, 12.
  2. Ebû Dâvûd, Edeb, 60.
  3. Mâide, 5/32.
  4. Ebû Dâvûd, Tatavvu’, 27.
  5. Nahl, 16/97.

Namaz (13)

DİYANET'TEN İYİLİĞİ HAYATIN HER ALANINA YAYMA ÇAĞRISI

6 Kasım 2026 Cuma hutbesinin sonunda, dünya hayatının geçici olduğu hatırlatılarak insanın geride bırakacağı en değerli miraslardan birinin yaptığı iyilikler olduğu vurgulandı.

Diyanet İşleri Başkanlığı, ibadetin sürekliliğine dikkat çekerek küçük de olsa düzenli şekilde gerçekleştirilen güzel davranışların önemine işaret etti. Hutbe, Nahl suresinin 97. ayetinin Türkçe mealiyle tamamlandı.

Böylece bu haftaki Cuma hutbesinde, ibadetin yalnızca namaz ve oruç gibi dini görevlerle sınırlı olmadığı; dürüstlük, paylaşma, yardımlaşma, merhamet ve insan hayatını korumanın da kulluk bilincinin bir parçası olduğu mesajı öne çıktı.

Haber Merkezi

Muhabir: Haber Merkezi