Diyanet İşleri Başkanlığı, 10 Nisan 2026 Cuma günü Türkiye genelinde camilerde okunacak hutbenin tam metnini kamuoyuyla paylaştı. Bu haftaki hutbede İslam’ın temel esaslarından biri olan tevhid inancı, Müslümanlar arasındaki birlik ve beraberlik ile toplumsal dayanışmanın önemi güçlü ifadelerle ele alındı.
Hutbe, hem bireysel hem de toplumsal anlamda Müslümanların sorumluluklarını hatırlatan kapsamlı mesajlar içerirken, özellikle ayrışma yerine kenetlenmenin önemine dikkat çekti.
HUTBEDE ÖNE ÇIKAN MESAJLAR
Bu haftaki hutbede, İslam’ın insanlığa huzur ve mutluluk getiren bir din olduğu vurgulanarak, bireylerin kötü düşüncelerden uzaklaşması ve ahlaki değerlere sarılması gerektiği ifade edildi.
Toplumun temel yapı taşlarının birlik, kardeşlik ve dayanışma olduğuna dikkat çekilen hutbede, farklılıkların ayrılık nedeni değil zenginlik olarak görülmesi gerektiği belirtildi.

10 NİSAN CUMA HUTBESİ
Muhterem Müslümanlar!
Cenâb-ı Hak, dünyamızı ve ahiretimizi mamur kılalım diye bizlere akıl ve irade vermiş, peygamberler göndermiş, kitaplar indirmiştir. “Allah katında yegâne din İslam’dır” fermanıyla, kıyamete kadar gelecek bütün insanlar için, İslam’ı seçmiştir.
İslam, insanlığı huzur ve mutluluğa davet eden bir dindir. Zihinleri kötü düşüncelerden, nefisleri bencillik ve hırstan arındıran, beşeriyete kurtuluşu gösteren bir dindir. Dürüstlük ve hakkaniyeti, iyilik ve güzelliği yeryüzüne hâkim kılmanın yollarını öğreten bir dindir.
Aziz Müminler!
İslam’ın özü tevhittir. Tevhid, azamet ve yüceliğin sadece Allah’a ait olduğunu ilan ve ikrardır. Varlığın asıl sahibine teslim olmak, heva ve hevesin esaretinden kurtulup gerçek özgürlüğe kavuşmaktır. Tevhid, Allah’tan başka hiçbir varlığın önünde eğilmemek, hak ve hakikat uğrunda izzetli bir duruş sergilemektir.
Cenâb-ı Hak, “Allah, sizin Rabbinizdir. O’ndan başka ilah yoktur. O, her şeyin yaratıcısıdır. Öyle ise O’na kulluk edin. Güvenilip dayanılacak tek varlık O’dur” buyurmaktadır.

Değerli Müslümanlar!
İslam’ın toplumsal hayattaki yansıması ise vahdettir. Vahdet; birliktir, beraberliktir, kardeşliktir. Dilleri ve coğrafyaları farklı olsa da Rabbi bir, peygamberi bir, kitabı bir, kıblesi bir olan müminlerin; her hâl ve durumda birbirlerine kenetlenmeleri, el birliğiyle zulme ve zalime geçit vermemeleridir.
Farklılıkları zenginlik olarak görmeleri; ayrışmanın ve bölünmenin değil, birleşmenin ve bütünleşmenin vesilesi kılmalarıdır. Bu hususta Yüce Rabbimizin beyanı gayet açıktır:
“Doğrusu sizin ümmetiniz bir tek ümmettir. Ben de sizin Rabbinizim. Öyleyse bana kulluk edin.”
Kıymetli Müminler!
Bugün, insanlığı içine düştüğü buhranlardan çıkaracak olan, İslam’ın istikamet mesajlarıdır. Yangın yerine çevrilmek istenen dünyamızı tekrar huzur yurduna dönüştürecek olan, Kur’an-ı Kerim’in hayat veren ilkeleridir.
Gönülleri birbirine ısındıracak, insanları birbirine kaynaştıracak olan, Allah Resûlü’nün güzel ahlakıdır.
Aziz Müslümanlar!
İslam’ın sahibi Allah’tır. Onu gönderen de kıyamete kadar koruyacak olan da O’dur. Bu dinin kitabı Kur’an-ı Kerim’dir. Peygamberi ise İslam’ı en güzel şekilde yaşayarak öğreten Hz. Muhammed Mustafa’dır.
Dolayısıyla hiçbir kimse ya da grup, İslam’ı kendi tekeline göremez. İslam’ın en temel vasfı olan tevhidi savunma bahanesiyle fitne ve fesat çıkaramaz, ümmetin vahdetine, vatanımızın dirlik ve birliğine zarar veremez.
İslam’ın; dar kalıplara hapsedilemeyecek, bir coğrafyanın sınırına sığmayacak kadar yüce bir din olduğu unutulmamalıdır.
Cenâb-ı Hak, bizleri vahdetten, birlik ve beraberlikten ayırmasın. Hutbemizi Sevgili Peygamberimiz’in duasıyla bitiriyoruz:
“Allah’ım! Bozgunculuktan, nifaktan ve kötü ahlaktan sana sığınırım.”

CUMA NAMAZI VE HUTBENİN TOPLUMSAL ETKİSİ
Cuma namazı, Müslümanların haftalık olarak bir araya geldiği en önemli ibadetlerden biri olma özelliğini taşırken, hutbeler de bu buluşmanın manevi rehberliğini oluşturuyor.
Hutbeler aracılığıyla sadece dini bilgiler değil, aynı zamanda toplumsal bilinç, ahlaki değerler ve dayanışma ruhu da canlı tutuluyor.
TOPLUMSAL DAYANIŞMA VE KARDEŞLİK VURGUSU
Bu haftaki hutbenin en dikkat çeken yönlerinden biri, toplumda giderek önem kazanan birlik ve beraberlik mesajları oldu.
Bireylerin birbirine karşı sorumluluklarını hatırlatan hutbede, ayrışma yerine kenetlenmenin, bireysel çıkarlar yerine toplumsal faydanın öncelik olması gerektiği güçlü bir şekilde ifade edildi.
MANEVİ MESAJLARLA GÜÇLENEN TOPLUM
10 Nisan Cuma hutbesi, yalnızca dini bir metin olmanın ötesinde; toplumsal birlik, ahlaki duruş ve insanî değerler açısından önemli mesajlar içeriyor.

HABER MERKEZİ
