İlk etapta yalnızca bir fotoğraf üzerinden kişinin biyolojik yaşını tahmin edebilen FaceAge sistemi, yapılan yeni çalışmalarla kanser hastalarının tedavi sürecinde de kullanılabilecek bir araç haline geldi. Sistem, yüz hatlarındaki değişimleri inceleyerek kişinin yaşlanma hızını belirliyor.
YAŞLANMA HIZI HAYATTA KALMA ORANINI ETKİLİYOR
Araştırmalarda 2 binin üzerinde kanser hastasının farklı dönemlerde çekilmiş fotoğrafları analiz edildi. “Face Aging Rate” (FAR) adı verilen yöntemle, biyolojik yaşlanma hızı hesaplandı. Elde edilen sonuçlar, hastaların biyolojik yaşlanma hızının kronolojik yaşa göre ortalama yüzde 40 daha yüksek olduğunu ortaya koydu.
Bu veriler, daha hızlı yaşlanan bireylerde yaşam süresinin daha kısa olabileceğine işaret etti.

FARKLI ÖLÇÜM YÖNTEMLERİ DE KULLANILDI
Çalışmalarda ayrıca “FaceAge Deviation” (FAD) adı verilen bir başka ölçüm tekniği de uygulandı. Bu yöntem, kişinin gerçek yaşı ile biyolojik yaşı arasındaki farkı ortaya koyuyor. Her iki ölçüm de düşük yaşam beklentisiyle ilişkilendirilirken, özellikle zaman içindeki değişimi izleyen FAR verisinin daha güvenilir sonuçlar verdiği belirtildi.
GENİŞ KAPSAMLI ARAŞTIRMALAR DESTEKLİYOR
60 yaş üstü 24 binden fazla hastayı kapsayan bir diğer araştırmada ise katılımcıların büyük bölümünde biyolojik yaşın gerçek yaştan daha yüksek olduğu tespit edildi. Özellikle biyolojik yaşı 10 yıl fazla çıkan bireylerde hayatta kalma oranlarının belirgin şekilde düştüğü gözlemlendi.

GELECEKTE TEDAVİ SÜREÇLERİNE YÖN VEREBİLİR
Uzmanlar, FaceAge teknolojisinin ilerleyen dönemde kanser tedavisinde önemli bir karar destek aracı haline gelebileceğini ifade ediyor. Ancak sistemin klinik uygulamalarda yaygın şekilde kullanılabilmesi için daha fazla doğrulama çalışmasına ihtiyaç olduğu vurgulanıyor.
Yapay zekâ destekli bu yeni model, sağlık teknolojilerinde çığır açabilecek potansiyele sahip gelişmeler arasında gösteriliyor.
HABER MERKEZİ
