Bursa’nın Karacabey ilçesine bağlı Eskikaraağaç Köyü, doğayla iç içe, huzurlu atmosferiyle ziyaretçilerini büyüleyen bir yerleşim yeri. Uluabat Gölü kıyısında, yarımada üzerine kurulu bu köy, yılın belirli zamanlarında göçmen kuşların, özellikle de leyleklerin uğrak noktası olmasıyla biliniyor. Sessizliği, doğallığı ve sıcak insanlarıyla şehir karmaşasından kaçmak isteyenler için adeta bir sığınak niteliğinde.

Avrupa’nın Leylek Köyü Unvanına Sahip Tek Türk Köyü
Eskikaraağaç, yalnızca Türkiye’de değil, Avrupa’da da tanınan bir yer. 2011 yılında Avrupa Leylek Köyleri Ağı’na katılan köy, leyleklerle kurduğu özel bağ sayesinde bu onurlu unvana sahip oldu. Bu unvan yalnızca bir tabela değil; burada yaşayanlar kuşlarla dost olmayı, onların yaşam alanlarını korumayı bir yaşam biçimi haline getirmiş durumda.
Yaren Leylek ve Balıkçı Adem’in Hikayesi
Eskikaraağaç’ı özel kılan unsurlardan biri de şüphesiz Yaren Leylek ve balıkçı Adem Yılmaz arasında kurulan o eşsiz dostluk. Her yıl Afrika’dan göç edip aynı tekneye konan Yaren, yalnızca köyün değil, Türkiye’nin de kalbinde yer etti. Bu sıra dışı hikaye belgeselleştirildi, uluslararası festivallerde ödüller aldı ve köyün ününü dünyaya taşıdı.

Doğaseverler İçin Eşsiz Gözlem Alanı
Köy, özellikle kuş gözlemciliğiyle ilgilenen doğaseverler için ideal bir destinasyon. Leyleklerin yanı sıra birçok göçmen kuş türü Uluabat Gölü’nü mesken tutuyor. Kuş gözlem kuleleri ve izleme kameraları sayesinde ziyaretçiler bu nadir canlıları doğal yaşam alanlarında gözlemleyebiliyor. Sessizce göl kıyısında oturmak, gökyüzünde süzülen leylekleri izlemek insanın iç dünyasına huzur taşıyor.
Leylek Festivali ile Gelenek ve Doğanın Buluşması
2005 yılından bu yana düzenlenen Eskikaraağaç Leylek Festivali, köyün kültürel zenginliğini ve doğayla kurduğu bağı kutlamak amacıyla yapılıyor. Festival zamanlarında köy, misafirlerle dolup taşarken; halk oyunları, yerel lezzetler ve kuş temalı etkinliklerle adeta bir şenlik havasına bürünüyor. Bu dönem, Eskikaraağaç’ı daha yakından tanımak için harika bir fırsat sunuyor.

Sakinliğin ve Samimiyetin Buluştuğu Yer
Eskikaraağaç, büyük turizm merkezlerinin gürültüsünden uzak, samimi yapısını koruyan ender yerlerden biri. Burada zaman yavaş akıyor. Köy kahvesinde çay içen yaşlıların sohbeti, gölde balık tutan teknelerin sessizliği, ağaçlara kurulmuş leylek yuvalarının gölgesi… Her şey dinginliğe çağırıyor insanı.
Ziyaretçilerine Sunduğu Doğal Zenginlikler
Eskikaraağaç yalnızca leylekleriyle değil, Uluabat Gölü’nün eşsiz manzaralarıyla da görülmeye değer. Göl kıyısında yapılan yürüyüşler, doğa fotoğrafçılığı için eşsiz kareler sunuyor. Ayrıca göl çevresindeki sazlıklar, doğal yaşam için birer cennet niteliğinde. Her mevsim ayrı bir güzelliğe bürünen köy, özellikle bahar aylarında rengarenk bir tabloya dönüşüyor.

Ulaşım Kolay, Doğa Çok Yakın
Bursa şehir merkezine yaklaşık 45 kilometre, Karacabey’e ise yalnızca 29 kilometre uzaklıkta olan Eskikaraağaç’a ulaşmak oldukça kolay. Yol boyunca göl manzaraları eşliğinde yapılan kısa bir yolculuk sonrasında, bambaşka bir dünyaya adım atmış gibi hissediyorsunuz.
Doğayla Yeniden Tanışmak İsteyen Herkese Açık
Eskikaraağaç, sadece bir köy değil; doğa ile insanın barış içinde yaşayabileceğini gösteren bir örnek. Sessizliğiyle, misafirperver insanlarıyla ve elbette gökyüzünü süsleyen leylekleriyle, herkese “iyi ki geldim” dedirten özel bir durak.
Şefiye YILDIRIM
