Hipertansiyon olarak da bilinen yüksek tansiyon, kanın damar duvarına normalden daha yüksek basınç uygulaması olarak tanımlanıyor. Yüksek tansiyon birçok kişide belirgin bir şikâyete yol açmayabiliyor. Bu nedenle tansiyon değerlerini öğrenmenin en güvenilir yollarından biri düzenli ölçüm yapmak olarak gösteriliyor.

Tedavi edilmeyen hipertansiyon; kalp krizi, felç, böbrek hastalıkları ve damar sorunları gibi ciddi sağlık problemlerine yol açabiliyor. Bu nedenle yüksek tansiyonun düzenli takip edilmesi ve gerekli yaşam tarzı değişikliklerinin uygulanması büyük önem taşıyor.
Peki, yüksek tansiyonu düşürmek için günlük yaşamda hangi adımlar atılmalı? İşte tansiyon kontrolünde öne çıkan öneriler…
Tuz Tüketimi Azaltılmalı
Yüksek tansiyonla mücadelede ilk adımlardan biri tuz ve sodyum tüketimini sınırlandırmak oluyor. Sodyum yalnızca yemeklere eklenen sofra tuzundan alınmıyor. Hazır çorbalar, işlenmiş etler, salamura ürünler, paketli atıştırmalıklar, soslar ve bazı peynir çeşitleri de yüksek miktarda sodyum içerebiliyor.
Bu nedenle alışveriş sırasında ürün etiketlerinin kontrol edilmesi, işlenmiş gıdaların azaltılması ve yemeklerin baharat, limon, sarımsak veya çeşitli otlarla tatlandırılması öneriliyor. Sodyum alımının azaltılması, kan basıncının düşürülmesine yardımcı olabiliyor.

Sebze ve Meyve Ağırlıklı Beslenilmeli
Tansiyonu kontrol altında tutmak isteyenlerin beslenme düzeninde sebze, meyve, tam tahıllar, kuru baklagiller, yağsız protein kaynakları ve düşük yağlı süt ürünlerine daha fazla yer vermesi tavsiye ediliyor.
Hipertansiyonu durdurmaya yönelik beslenme modeli olarak bilinen DASH diyeti; sebze, meyve, tam tahıl, kuruyemiş ve sağlıklı yağlara ağırlık verirken tuz, doymuş yağ, şekerli içecek ve işlenmiş gıdaların sınırlandırılmasını temel alıyor. Bu tür kalp dostu bir beslenme düzeni tansiyonun yönetilmesine ve kalp-damar hastalığı riskinin azaltılmasına katkı sağlayabiliyor.
Ancak böbrek hastalığı bulunan veya kandaki potasyum düzeyini etkileyen ilaç kullanan kişilerin, potasyum açısından zengin besinleri artırmadan önce doktorlarına danışmaları gerekiyor.

Düzenli Egzersiz Yapılmalı
Hareketsiz yaşam, yüksek tansiyon riskini artıran önemli etkenler arasında gösteriliyor. Düzenli fiziksel aktivite kalbin ve damarların güçlenmesine, kilo kontrolünün sağlanmasına ve kan basıncının düşürülmesine yardımcı olabiliyor.
Yetişkinlerin haftada en az 150 dakika orta şiddette fiziksel aktivite yapması öneriliyor. Tempolu yürüyüş, bisiklete binme ve yüzme gibi egzersizler tercih edilebilir.
Uzun süredir egzersiz yapmayanların, kalp hastalığı bulunanların veya tansiyonu kontrol altında olmayanların yoğun bir programa başlamadan önce sağlık uzmanına danışması önem taşıyor.

Fazla Kilolar Verilmeli
Fazla kilo, kalp ve dolaşım sistemi üzerindeki yükü artırarak tansiyonun yükselmesine neden olabiliyor. Sağlıklı beslenme ve düzenli hareketle kilo verilmesi, kan basıncında iyileşme sağlayabiliyor.
Özellikle fazla kilolu kişilerde küçük miktardaki kilo kaybının bile tansiyon üzerinde olumlu etkileri olabileceği belirtiliyor. Ancak hızlı kilo verme diyetleri yerine sürdürülebilir ve kişiye uygun bir plan oluşturulması gerekiyor.

Sigara ve Nikotin Bırakılmalı
Sigara ve diğer nikotin ürünleri damarların daralmasına ve kan basıncının geçici olarak yükselmesine yol açabiliyor. Sigara kullanımı aynı zamanda kalp krizi, felç ve damar hastalıkları riskini önemli ölçüde artırıyor.
Tansiyon hastalarının sigarayı bırakması, yalnızca kan basıncı açısından değil, genel kalp ve damar sağlığının korunması bakımından da büyük önem taşıyor.

Alkol Tüketimi Sınırlandırılmalı
Fazla alkol tüketimi tansiyonu yükseltebilir ve kullanılan tansiyon ilaçlarının etkisini değiştirebilir. Alkol kullanmayan kişilerin sağlık amacıyla başlamaması, tüketenlerin ise miktarı sınırlandırması öneriliyor.

Stres ve Uyku Düzeni Önemsenmeli
Uzun süren stres, sağlıksız beslenme, sigara kullanımı ve uyku bozukluğu gibi davranışlarla birleşerek tansiyon kontrolünü zorlaştırabiliyor. Düzenli uyumak, nefes egzersizleri yapmak, yürüyüşe çıkmak ve dinlenmeye zaman ayırmak stresin yönetilmesine yardımcı olabilir.
Yetersiz ve kalitesiz uyku da yüksek tansiyon riskini artırabiliyor. Horlama, uykuda nefes durması ve gündüz aşırı uyku hâli gibi şikâyetleri bulunanların uyku apnesi açısından değerlendirilmesi gerekebilir.

Tansiyon Doğru Ölçülmeli
Evde tansiyon ölçerken sırt destekli bir sandalyede oturulması, ayakların yere düz basması ve kolun kalp seviyesinde desteklenmesi gerekiyor. Ölçüm sırasında konuşulmamalı ve birkaç dakika arayla ikinci bir ölçüm yapılmalı.
Ölçümlerin tarih ve saat bilgisiyle kaydedilmesi, doktorun tedaviyi değerlendirmesine yardımcı olabilir. Tek bir yüksek değer yerine farklı günlerde tekrarlanan ölçümler önem taşıyor.
İlaçlar Doktora Danışmadan Bırakılmamalı
Yaşam tarzı değişiklikleri tansiyonun düşürülmesine yardımcı olsa da bazı kişilerde ilaç tedavisi gerekli olabiliyor. Doktor tarafından verilen tansiyon ilaçlarının düzenli kullanılması, dozların atlanmaması ve tansiyon normale döndü diye tedavinin kendiliğinden bırakılmaması gerekiyor.
İlaçlara bağlı bir yan etki yaşanması durumunda tedaviyi kesmek yerine doktora başvurulmalı. İlaç dozu veya türü yalnızca sağlık profesyoneli tarafından değiştirilmelidir.

Hangi Durumda Acil Yardım Alınmalı?
Çok yüksek tansiyona göğüs ağrısı, nefes darlığı, şiddetli baş ağrısı, görme bozukluğu, bilinç değişikliği, yüzde veya kolda güçsüzlük ve konuşma bozukluğu eşlik ediyorsa acil sağlık yardımı alınmalı.

Evde ölçülen yüksek değeri hızla düşürmek amacıyla başkasına ait ilaç kullanılmamalı, reçeteli ilacın dozu artırılmamalı ve kulaktan dolma yöntemlere başvurulmamalıdır. Yüksek tansiyonun güvenli şekilde kontrol edilmesi, düzenli takip ve kişiye özel tedavi gerektirir.
HABER MERKEZİ
