Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Schengen Vizesinin Sonu Mu Geliyor?

Schengen Bölgesi’nde serbest dolaşım hakkı tehlikeye mi giriyor? Polonya’nın da sınır kontrolü kararı almasının ardından geçici denetim uygulayan ülke sayısı 12’ye yükseldi. Avrupa Parlamentosu’nda konuyla ilgili endişeler büyüyor.

Schengen Bölgesi’nde serbest dolaşım hakkı tehlikeye mi giriyor? Polonya’nın da

Avrupa Birliği (AB) içerisinde vatandaşların serbestçe hareket edebildiği Schengen sistemi, yeni sınır kontrol kararlarıyla sarsılıyor. Son olarak Polonya’nın Almanya ve Litvanya ile olan sınırlarında yeniden kontrole başlayacağını duyurması, Schengen düzeninin geleceğini yeniden gündeme taşıdı.

7 Temmuz’dan itibaren devrede olacak yeni uygulamayla birlikte Schengen Bölgesi’nde geçici sınır denetimi uygulayan ülke sayısı 12’ye çıktı. Almanya’nın sınır geçişlerine yönelik daha sıkı tedbirler almasının ardından bu kararın kaçınılmaz hale geldiğini belirten Polonya Başbakanı Donald Tusk, “Amacımız düzensiz göçü kontrol altına almak” ifadelerini kullandı.

Brüksel Temkinli, Gözler AB Komisyonu’nda

Avrupa Birliği Komisyonu Sözcüsü Markus Lammert, Polonya’nın henüz resmi başvuruda bulunmadığını ancak görüşmelerin sürdüğünü açıkladı. Lammert, “Üye devletlerle yakın diyalog içerisindeyiz. Sınır kontrolleri, yalnızca özel şartlar altında ve geçici olarak uygulanabilir” dedi.

Mevcut durumda Almanya, Fransa, Avusturya, Hollanda, Danimarka gibi ülkeler de geçici sınır kontrollerini sürdürüyor. Böylece Avrupa’da geçici olarak sınır kapılarını denetim altına alan ülkelerin sayısı 12’ye ulaştı.

Avrupa Parlamentosu’ndan Sert Tepki

Schengen sisteminin temellerinin sarsılmaya başladığını savunan Avrupa Parlamentosu üyeleri, bu gelişmeleri endişeyle karşılıyor. Sosyal Demokrat Partili (SPD) Alman parlamenter Birgit Sippel, “Almanya’nın Avrupa’nın merkezindeki pozisyonu nedeniyle aldığı her sınır kararı, domino etkisi yaratıyor” diyerek uyarıda bulundu.

Sippel, Schengen’in giderek parçalandığını ve bunun sadece Avrupa ekonomisini değil, halkın Avrupa Birliği’ne olan inancını da zedeleyeceğini vurguladı.

HABER MERKEZİ