Yaşam Haberleri

Menopozdaki Kadınlar Dikkat! Canan Karatay’dan Nar ve Yumurta Tavsiyesi

Prof. Dr. Canan Karatay, Karatay Sözü YouTube kanalında menopoz dönemine ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Menopozun doğal bir yaşam süreci olduğunu vurgulayan Karatay; nar, yumurta ve kreatin kullanımıyla ilgili değerlendirmeleriyle dikkat çekti.

Karatay Sözü YouTube kanalında kadınların özellikle menopoz döneminde merak ettiği konulara ilişkin açıklamalarda bulundu. Plajda dahi kadınların kendisini durdurarak menopoz konusunda sorular yönelttiğini belirten Karatay, menopozun bir hastalık olarak görülmemesi gerektiğini savundu.

Menopozun yaşamın doğal süreçlerinden biri olduğunu söyleyen Karatay, kadın vücudunda yaşla birlikte hormon ve enzim üretiminde değişiklikler meydana geldiğini ifade etti. Karatay, geçmiş yıllarda menopoz döneminde yaygın şekilde kullanılan hormon tedavilerine de değindi.

CANAN KARATAY: “MENOPOZ DOĞAL BİR YAŞAM SÜRECİ

Karatay, menopoz konusunda kullanılan perimenopoz ve postmenopoz gibi kavramlara yönelik eleştirilerde bulunurken, menopozun kadınların yaşamının doğal bir aşaması olduğunu söyledi.

Dünya Sağlık Örgütü de menopozu doğal biyolojik yaşlanmanın bir parçası olarak tanımlıyor. Menopoz genellikle 45-55 yaşları arasında ortaya çıkıyor ve yumurtalık fonksiyonlarının azalmasıyla birlikte kandaki östrojen seviyelerinde düşüş yaşanıyor. Sıcak basması, gece terlemesi, uyku problemleri ve vajinal kuruluk menopoz döneminde görülebilen belirtiler arasında bulunuyor.

KARATAY NAR TÜKETİMİNE DİKKAT ÇEKTİ Açıklamasını nar ağaçlarının önünde yapan Canan Karatay, narın özellikle kadınlar açısından önemli bir besin olduğunu savundu. Nar çekirdeğinde doğal bitkisel bileşikler bulunduğunu belirten Karatay, menopoz döneminde nar tüketiminin yararlı olabileceğini dile getirdi.

Karatay ayrıca menopozlu kadınlarla gerçekleştirildiğini söylediği bir araştırmaya değinerek nar tüketiminin sıcak basması ve terleme gibi şikâyetlere etkisi olabileceğini ifade etti.

Ancak bilimsel literatürde yer alan 2012 tarihli çift kör, plasebo kontrollü araştırmada narın kendisi değil nar çekirdeği yağı incelendi. Çalışmayı 81 postmenopozal kadın tamamladı ve 12 haftalık dönemde sıcak basmalarındaki azalma, nar çekirdeği yağı ile plasebo arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark göstermedi. Araştırmacılar daha uzun süreli çalışmalar yapılması gerektiğini bildirdi. “NAR ALIRKEN DİKKATLİ OLUN” UYARISI

Karatay, nar konusunda bir başka önemli noktaya da değinerek pestisit ve kimyasal kalıntı riskine karşı vatandaşları uyardı. Geçmişte tükettiği bir narın ardından zehirlenme yaşadığını anlatan Karatay, özellikle uzun süre depolanan ürünlere karşı dikkatli olunması gerektiğini savundu.

Bu nedenle meyve ve sebzelerin güvenilir yerlerden alınması, tüketilmeden önce uygun şekilde temizlenmesi gıda güvenliği açısından önem taşıyor.

KREATİN KONUSUNDA TARTIŞMA YARATACAK SÖZLER Canan Karatay’ın açıklamalarında en çok dikkat çeken başlıklardan biri de son yıllarda kullanımı giderek yaygınlaşan kreatin oldu. Menopoz dönemindeki kadınlara kreatin takviyesi önerilmesini eleştiren Karatay, kreatinin “sentetik” olduğunu ve kalp krizi açısından tehlike oluşturabileceğini ileri sürdü.

Ancak mevcut bilimsel veriler bu konuda Karatay’ın açıklamalarıyla aynı yönde değil. 2026 yılında yayımlanan ve postmenopozal kadınlarda yedi randomize kontrollü araştırmayı değerlendiren bir meta-analizde, kreatin kullanan gruplarda ciddi bir zarar sinyali görülmedi; yan etkiler plaseboya benzerdi ve böbrek göstergelerinde anlamlı bozulma saptanmadı. Direnç egzersiziyle birlikte kreatinin kas kütlesi ve gücünde sınırlı fayda sağlayabileceği bildirildi.

KARATAY’DAN YUMURTA VURGUSU Karatay konuşmasının sonunda yumurtanın içerdiği amino asitlere dikkat çekti. Proteinlerin temel yapı taşlarının amino asitler olduğunu belirten Karatay, kaliteli protein kaynaklarının günlük beslenmede yer almasının önem taşıdığını söyledi.

Menopoz döneminde sıcak basması, yoğun terleme, uyku problemi veya günlük yaşamı etkileyen başka şikâyetler yaşayan kadınların tedavi ya da takviye kararlarını kişisel sağlık durumlarına göre hekimleriyle değerlendirmesi gerekiyor. Hormonal ve hormonal olmayan farklı tedavi seçeneklerinin bulunduğu, hormon tedavisinin ise her kadın için kişisel risk-fayda değerlendirmesiyle planlanması gerektiği belirtiliyor.

Sıla Solaklar VERİM