Kalp hastalıkları çoğu zaman göğüs ağrısı, nefes darlığı veya çarpıntı gibi belirtilerle ilişkilendirilse de kalbe zarar veren bazı risk faktörleri uzun süre sessiz kalabiliyor.
Bunların başında hipertansiyon, yani yüksek tansiyon geliyor. Dünya Sağlık Örgütü, hipertansiyonu kalp, beyin, böbrek ve diğer organ hastalıkları riskini artıran ciddi bir sağlık sorunu olarak değerlendiriyor. Yüksek tansiyonun çoğu zaman herhangi bir belirti vermemesi nedeniyle kişinin durumdan haberdar olmaması mümkün. Kalp hastalıklarının gizli düşmanı neden yüksek tansiyon?Tansiyon, kanın damar duvarlarına uyguladığı basıncı ifade ediyor. Bu basıncın sürekli yüksek olması durumunda kalp, kanı vücuda pompalayabilmek için daha fazla çalışmak zorunda kalıyor.
Uzun süre kontrolsüz kalan yüksek tansiyon damarların yapısına zarar verebiliyor ve kalbin üzerindeki yükü artırabiliyor. Bunun sonucunda kalp krizi, kalp yetmezliği ve inme gibi ciddi sağlık sorunlarının riski yükseliyor. Dünya Sağlık Örgütü de kontrolsüz hipertansiyonun kalp krizi, inme ve erken ölümle ilişkili olduğuna dikkat çekiyor.
Yüksek tansiyon neden “sessiz katil” olarak biliniyor?Hipertansiyonun en tehlikeli özelliklerinden biri çoğu kişide belirgin bir belirti oluşturmaması.
Kişi kendisini tamamen sağlıklı hissederken tansiyon değerleri yüksek olabilir. Amerikan Kalp Derneği, yüksek tansiyonun çoğu zaman belirgin bir işaret veya şikâyet göstermediğini ve bu nedenle “sessiz katil” olarak adlandırıldığını belirtiyor.
Bu nedenle baş ağrısı, baş dönmesi veya çarpıntı gibi belirtilerin ortaya çıkmasını beklemek doğru bir yaklaşım değil. Yüksek tansiyonu tespit etmenin temel yolu tansiyonu ölçmek.
Yüksek tansiyon kalbe nasıl zarar veriyor?Kan basıncının uzun süre yüksek seyretmesi, damarların ve kalbin sürekli olarak normalden daha fazla yük altında çalışmasına neden oluyor.
Zaman içerisinde damar duvarlarında hasar meydana gelebiliyor. Kalp ise yüksek basınca karşı kan pompalayabilmek için daha fazla efor sarf ediyor.
Bu süreç kalp kasında değişikliklere yol açabileceği gibi koroner damar hastalığı, kalp krizi ve kalp yetmezliği riskini de artırabiliyor. CDC, yüksek tansiyonun kalp hastalığı ve inme açısından önemli bir risk faktörü olduğunu vurguluyor.
Yüksek tansiyonun belirtileri nelerdir?Yüksek tansiyon çoğunlukla belirti vermiyor. Bu nedenle yalnızca kişinin nasıl hissettiğine bakarak hipertansiyon olup olmadığını anlamak mümkün değil.
Çok yüksek tansiyon değerlerinde bazı kişilerde baş ağrısı, görme sorunları, göğüs ağrısı veya farklı şikâyetler ortaya çıkabilse de belirtilerin bulunmaması tansiyonun normal olduğu anlamına gelmiyor.
Düzenli tansiyon ölçümü bu nedenle erken fark edilmenin en önemli yollarından biri.
Kimler yüksek tansiyon açısından daha dikkatli olmalı?Yüksek tansiyon riski yaşla birlikte artabilse de yalnızca ileri yaşlarda görülen bir problem değil.
Ailede hipertansiyon bulunması, fazla tuz tüketimi, hareketsiz yaşam, fazla kilo, sigara kullanımı ve sağlıksız beslenme gibi faktörler yüksek tansiyon gelişme olasılığını artırabiliyor.
Fiziksel aktivitenin yetersiz olması da hipertansiyon riskini yükselten değiştirilebilir faktörlerden biri olarak kabul ediliyor.
Tuz tüketimi kalp sağlığını etkiliyorFazla tuz tüketimi, tansiyon kontrolünde dikkat edilmesi gereken önemli konular arasında bulunuyor.
Özellikle hazır ve işlenmiş gıdalarda bulunan yüksek miktardaki sodyum, günlük toplam tuz tüketiminin fark edilmeden artmasına neden olabiliyor.
Tansiyon problemi bulunan kişilerin beslenme düzenlerini doktor veya diyetisyen önerileri doğrultusunda planlaması önem taşıyor.
Hareket etmek kalbi korumaya yardımcı oluyorDüzenli fiziksel aktivite hem kalp-damar sağlığını destekliyor hem de yüksek tansiyon riskinin azaltılmasına yardımcı olabiliyor.
Uzun süre hareketsiz kalmak yerine gün içerisinde hareket etmek, düzenli yürüyüş yapmak ve kişinin sağlık durumuna uygun egzersiz programlarını uygulamak kalp sağlığı açısından faydalı olabilir.
Ancak kalp hastalığı veya farklı kronik rahatsızlığı bulunan kişilerin yeni bir egzersiz programına başlamadan önce sağlık profesyoneline danışması gerekiyor.
Tansiyon düzenli olarak ölçülmeliYüksek tansiyonun çoğu zaman herhangi bir belirti göstermemesi, düzenli ölçümü daha da önemli hale getiriyor.
Özellikle daha önce yüksek tansiyon tespit edilen, ailesinde hipertansiyon bulunan veya kalp-damar hastalığı riski taşıyan kişilerin kontrollerini aksatmaması gerekiyor.
Evde tansiyon takibi yapılması önerilmişse doğru ölçüm tekniğinin öğrenilmesi ve sonuçların sağlık profesyoneliyle paylaşılması da önem taşıyor.
İlaçlar doktora danışmadan bırakılmamalıHipertansiyon tedavisinde yaşam tarzı değişikliklerinin yanı sıra ilaç tedavisi de gerekebiliyor.
Tansiyonun normale dönmesi, hastalığın tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmeyebilir. Bu nedenle doktor tarafından verilen tansiyon ilaçlarının kişinin kendi kararıyla azaltılması veya bırakılması ciddi riskler yaratabilir.
Dünya Sağlık Örgütü, hipertansiyonun erken tespiti, düzenli takibi ve sürdürülebilir tedavisinin komplikasyonların önlenmesinde önemli olduğunu belirtiyor.
Kalp sağlığını korumak için neler yapılabilir?Kalp-damar sağlığını korumada tek bir yöntem yerine günlük yaşam alışkanlıklarının bütünü önem taşıyor.
Dengeli beslenmek, tuz tüketimini sınırlamak, düzenli hareket etmek, sigaradan uzak durmak, sağlıklı vücut ağırlığını korumak ve tansiyon kontrollerini yaptırmak hipertansiyon riskinin azaltılmasına ve kontrolüne katkıda bulunabilir.
Belirti vermemesi tehlikeyi ortadan kaldırmıyorYüksek tansiyonun en önemli özelliği, yıllarca hiçbir belirti vermeden ilerleyebilmesi.
Kişinin kendisini iyi hissetmesi tansiyonunun normal olduğu anlamına gelmiyor. Bu nedenle kalp hastalıklarının “gizli düşmanlarından” biri olarak kabul edilen hipertansiyona karşı düzenli ölçüm ve doktor kontrolü büyük önem taşıyor.Göğüs ağrısı, ciddi nefes darlığı, ani güçsüzlük, konuşma bozukluğu veya bilinç değişikliği gibi acil belirtilerde ise vakit kaybetmeden acil tıbbi yardım alınması gerekiyor.
HABER MERKEZİ