Aliağa’nın Uzunhasanlar Mahallesi sınırlarında yükselen Tisna, Aiolis medeniyetinin dikkat çeken şehirlerinden biri olarak biliniyor. Kocakale Tepe ile Sarıkale Tepe’nin volkanik yamaçlarına kurulmuş bu kadim kent, bölgenin tarihini günümüze taşıyan önemli bir kültürel miras niteliğinde.

19.yüzyılın sonlarında Avrupalı seyyahların ilgisini çekmeye başlayan Tisna, yazılı kaynaklarda sık yer almamasına rağmen Herodotos’un bahsettiği Aiol Birliği’nin kentlerinden biri olarak kabul ediliyor. Antik çağlarda Titanus veya Pythikos olarak bilinen bugünkü Güzelhisar Çayı’nın Tisna’ya hayat verdiği biliniyor. Kentin adının, bu nehirle ilişkilendirilen tanrısal bir figür olan Titnaios’tan türediği düşünülüyor.
Yüzyıllara Meydan Okuyan Bir Yaşam Alanı
Tarih boyunca farklı dönemlerde nüfusu azalıp artsa da Tisna, yaşamın hiç kesilmediği bir yerleşim olarak dikkat çekiyor. Zaman içinde çevredeki büyük kentlerin etkisiyle bir kırsal köye dönüşmüş olsa da, sahip olduğu kültürel miras yok olmamış.

2015 yılında Kocakale ve Sarıkale bölgeleri 1. Derece Arkeolojik Sit Alanı ilan edilerek koruma altına alındı. Aydın Adnan Menderes Üniversitesi tarafından yürütülen bilimsel araştırmalar, alanda Orta Tunç Çağı’ndan Bizans dönemine kadar uzanan yaşam izlerini gün yüzüne çıkarıyor. Hellenistik, Roma, Bizans ve Osmanlı’nın ardışık dönemleri burada aynı toprak üzerinde okunabiliyor. Bu yönüyle Tisna, keşfetmeye değer bir açık hava arkeoloji rotası sunuyor.

Tisna Antik Kenti’ne Ulaşım Oldukça Kolay
Bu tarihi şehri ziyaret etmek isteyenler için ulaşım oldukça pratik. İzmir merkezden yola çıkan ziyaretçiler, İZBAN ile Aliağa’ya hızlı ve rahat bir şekilde ulaşabiliyor. Aliağa’dan Uzunhasanlar Mahallesi’ne giden minibüsler ise antik kente ulaşım sağlıyor.

Özel araçla gelmeyi tercih edenler için Aliağa’dan Uzunhasanlar yönüne ilerlemek yeterli. Kısa bir sürüşün ardından Tisna’nın sessiz ve gizemli atmosferi ziyaretçileri karşılıyor.
Serpil ADAK
