Kazdağları’nda Saklı Bir Huzur
Osmanlı döneminden kalma taş evleriyle dikkat çeken köy, tarih ile doğanın iç içe geçtiği nadir yerlerden biri. 1990’lı yıllarda sit alanı ilan edilerek koruma altına alınan köy, doğal dokusunu bugüne dek korumayı başarmış. Dar taş sokaklarda yürürken geçmişin izlerini hissetmek, her köşeden yükselen zeytin kokusuyla Ege’nin en saf halini yaşamak mümkün.
Doğanın Kalbinde Bir Molanın Adresi
Yeşilyurt’un havası, oksijen bakımından dünyanın sayılı bölgeleri arasında gösterilen Kazdağları’ndan geliyor. Bu yönüyle köy, hem sağlık turizmi hem de doğa yürüyüşleri için ideal. Köy çevresinde yer alan butik oteller, taş konaklar ve zeytinyağı üretim tesisleri, ziyaretçilere hem konforlu hem de doğal bir deneyim sunuyor.

Ayrıca köyde kurulan küçük tezgâhlarda yöresel ürünler, sabunlar ve el yapımı hediyelikler bulmak mümkün.
Kahvaltı Keyfinin Adresi
Güne köy meydanında zeytinyağlı Ege kahvaltısıyla başlamak, ardından Kazdağları’nın yeşil patikalarında yürüyüşe çıkmak Yeşilyurt’un ruhunu hissetmenin en güzel yolu.
Köydeki taş kahveler ve küçük restoranlar, geleneksel Ege yemeklerini yerel dokunuşlarla sunuyor. Gün batımında köyün üst kesimlerinden Edremit Körfezi’ni izlemek ise ziyaretin en unutulmaz anlarından biri oluyor.

Edremit’ten Yola Çıkanlara: Kısa Bir Kaçamak, Büyük Bir Huzur
Yeşilyurt Köyü, Edremit merkezine yaklaşık 65 kilometre, yani yaklaşık 1 saatlik bir araç yolculuğu mesafesinde bulunuyor. Bu yönüyle hafta sonları şehir kalabalığından uzaklaşıp doğayla buluşmak isteyenler için ideal bir rota.
Köy, hem günübirlik gezilere hem de kısa konaklamalara uygun yapısıyla her mevsim misafirlerini ağırlamaya devam ediyor.
Kış Gelmeden Yolunuzu Yeşilyurt’a Düşürün
Ege’nin sonbaharda en güzel halini görebileceğiniz nadir köylerden biri olan Yeşilyurt, huzur arayanların yeni adresi. Kış gelmeden bu masalsı köyü ziyaret etmek, doğayla iç içe, taş evlerin gölgesinde birkaç saat geçirmek ruhunuza iyi gelecek.

Sıla SOLAKLAR VERİM
