Yaz sıcaklarının etkisini artırmasıyla birlikte sahiller dolup taşarken, uzmanlardan dikkat çeken uyarılar gelmeye başladı. Özellikle son yıllarda denize girdikten sonra kaşıntı, yanma, kızarıklık ve şiddetli ağrı şikayetlerinde artış yaşandığı belirtiliyor. Tatilcilerin büyük kısmı bunu güneş, tuzlu su ya da alerji zannetse de uzmanlara göre birçok vakanın arkasında deniz canlıları bulunuyor.
Türkiye kıyılarında özellikle sıcak havaların etkisiyle denizanaları, deniz pireleri, trakonya balıkları ve deniz kestaneleri daha sık görülmeye başladı. Bazı canlılar yalnızca hafif kaşıntıya neden olurken bazıları ise hastanelik edecek kadar ciddi sonuçlar doğurabiliyor.
Uzmanlara göre deniz suyu sıcaklığının yükselmesiyle birlikte kıyıya yaklaşan canlıların sayısında artış yaşanıyor. Özellikle rüzgarsız havalarda ve durgun sularda bazı türlerin yoğunlaştığı belirtiliyor.
Son dönemlerde sosyal medyada da “Denizden çıktım, her yerim kaşınıyor”, “Ayağıma bir şey battı saatlerdir acıyor” ve “Denizde bir şey yaktı” şeklindeki paylaşımlar dikkat çekiyor. Sahil bölgelerinde görev yapan sağlık ekipleri de yaz aylarında benzer şikayetlerle başvuran kişi sayısının arttığını ifade ediyor.
Denizanası
Denizanaları Türkiye kıyılarında en sık karşılaşılan canlılar arasında yer alıyor. Özellikle Ege ve Akdeniz kıyılarında görülen bazı türler temas halinde deride yoğun yanma hissi oluşturabiliyor.
Birçok kişi denizanasının “ısırdığını” düşünse de aslında canlı üzerindeki mikroskobik iğne hücreleri deriye temas ederek zehirli madde bırakıyor. Bu durum bazen kamçı izi şeklinde kızarıklıklara neden oluyor.
Uzmanlar özellikle çocukların ve hassas cilde sahip kişilerin daha fazla etkilenebileceğini belirtiyor. Bazı durumlarda nefes darlığı ve ciddi alerjik reaksiyonlar da görülebiliyor.
Trakonya Balığı
Türkiye kıyılarındaki en tehlikeli deniz canlılarından biri olarak gösterilen trakonya balığı özellikle sığ sularda risk oluşturuyor. Kuma gömülü şekilde yaşayan bu balık, üzerine basıldığında sırtındaki zehirli dikenleri batırıyor.
Balığa temas eden kişilerde:
- Şiddetli ağrı,
- Şişlik,
- Morarma,
- Ayağa basamama,
- Uzun süreli acı hissi görülebiliyor.
Balıkçılar arasında bu balığın acısının arı sokmasından çok daha ağır olduğu sık sık dile getiriliyor.
Uzmanlar özellikle kayalık ve kumluk alanlarda deniz ayakkabısı kullanılmasını öneriyor.
Deniz Piresi
Sahillerde sık görülen ancak çoğu kişinin fark etmediği canlılardan biri de deniz pireleri. Özellikle kumluk alanlarda yaşayan bu küçük canlılar insan derisinde kırmızı kabarcıklar ve yoğun kaşıntı oluşturabiliyor.
Deniz pireleri çoğu zaman sivrisinek ısırığıyla karıştırılıyor. Ancak uzmanlar özellikle ayak bileği çevresinde görülen küçük kızarıklıkların deniz pirelerinden kaynaklanabileceğini belirtiyor.
Bazı kişilerde kaşıntının günlerce sürdüğü ifade ediliyor.
Deniz Kestanesi
Kayalık koylarda sık görülen deniz kestaneleri özellikle çıplak ayakla yürüyen vatandaşlar için risk oluşturuyor. Üzerine basıldığında dikenler deriye saplanabiliyor.
En büyük sorunlardan biri ise diken parçalarının cilt içinde kalabilmesi. Bu durum enfeksiyona ve uzun süreli ağrıya yol açabiliyor.
Uzmanlar vatandaşların bilinçsizce diken çıkarmaya çalışmaması gerektiğini belirtiyor.
Uzmanlara göre çocukların hassas cilt yapısı nedeniyle deniz canlılarının etkileri daha ağır hissedilebiliyor. Özellikle denizanası temaslarında çocuklarda yoğun korku, ağlama ve panik yaşanabiliyor.
Ailelerin özellikle:
- Kayalık alanlarda,
- Durgun sularda,
- Denizanası görülen bölgelerde dikkatli olması gerektiği vurgulanıyor.
Uzmanlar son yıllarda artan deniz suyu sıcaklıklarının bazı canlı türlerinin çoğalmasını hızlandırabileceğini ifade ediyor. Özellikle sıcak yaz dönemlerinde kıyıya yaklaşan canlıların sayısında artış görülebileceği belirtiliyor.
Deniz ekosistemindeki değişimler nedeniyle önümüzdeki yıllarda bu tür vakaların daha sık yaşanabileceği değerlendiriliyor.
En Riskli Saatler Hangileri?Uzmanlara göre bazı canlılar özellikle:
- Sabah erken saatlerde,
- Gün batımına yakın zamanlarda,
- Durgun ve sıcak sularda daha yoğun görülebiliyor.
Rüzgarsız havalarda denizanalarının kıyıya yaklaşma ihtimalinin arttığı belirtiliyor.
Uzmanlar yanlış uygulamaların şikayetleri daha da artırabileceğini söylüyor.
Özellikle:
- Yarayı kumla ovalamak,
- Bilinçsiz krem sürmek,
- Çok sıcak su uygulamak,
- Denizanasına çıplak elle dokunmak önerilmiyor.
Bazı vatandaşların internetten gördüğü yanlış yöntemleri uygulayarak durumu kötüleştirdiği belirtiliyor.
Uzmanlara göre panik yapılmaması ve doğru müdahalenin uygulanması büyük önem taşıyor.
Denizanası temasında:- Bölge deniz suyuyla nazikçe temizlenmeli,
- Kaşımaktan kaçınılmalı,
- Çıplak elle temas edilmemeli,
- Şiddetli reaksiyonda sağlık kuruluşuna gidilmeli.
- Ayağın üzerine basılmamalı,
- Bölge temiz tutulmalı,
- Ağrı şiddetliyse hastaneye başvurulmalı.
- Dikenleri bilinçsizce çıkarmaya çalışmamak gerekiyor,
- Enfeksiyon riskine karşı sağlık desteği alınabiliyor.
Uzmanlar özellikle nefes darlığı, baygınlık hissi ve yaygın şişlik durumlarında zaman kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini vurguluyor.
Uzmanlar denize girerken şu önlemlerin alınmasını öneriyor:
- Deniz ayakkabısı kullanın,
- Kayalık alanlarda dikkatli yürüyün,
- Denizanası görülen bölgelerde denize girmeyin,
- Çocukları sığ sularda yalnız bırakmayın,
- Kaşıntı ve kızarıklığı hafife almayın.
Yaz sezonunun başlamasıyla birlikte uzmanlar vatandaşları “görünmeyen deniz tehlikelerine” karşı dikkatli olmaları konusunda uyarıyor.
Ömer Frauk KARATOSUN