Koyun ismi, çevresinde yer alan eski bir Rum yerleşimi olan Pateriça’dan geliyor. Bölgede bulunan tarihi kalıntılar, ziyaretçilere geçmişin izlerini keşfetme imkânı sunuyor. Koyun ortasında yer alan Güvercin Adası’ndaki eski manastır kalıntıları ise doğa ile tarihin eşsiz uyumunu gözler önüne seriyor. Sit alanı statüsünde olması sayesinde Patriça, doğallığını bugüne kadar korumayı başarmış nadir yerlerden biri.

DOĞA YÜRÜYÜŞÜ VE HUZUR DOLU ANLAR
Zeytinlikler ve çam ağaçlarıyla çevrili olan Patriça Koyu, doğa yürüyüşü yapmak isteyenler için de oldukça ideal bir rota sunuyor. Kuş sesleri eşliğinde yürüyüş yapabileceğiniz bu bölgede, doğayla baş başa kalmak mümkün. Ayrıca koy çevresinde yer alan ücretsiz kamp alanları, doğayla iç içe konaklamak isteyenler için cazip seçenekler arasında bulunuyor.

HEM MACERA HEM DİNLENME
Koyda hizmet veren küçük işletmeler, şezlong ve şemsiye gibi temel ihtiyaçları karşılayacak imkanlar sunuyor. Rüzgar sörfü ve kitesörf gibi su sporlarına elverişli yapısıyla dikkat çeken Patriça, aynı zamanda sakinliğiyle dinlenmek isteyenlere de hitap ediyor. Bu yönüyle hem aktif tatil arayanlara hem de huzur isteyenlere uygun bir ortam sağlıyor.

ULAŞIM VE KONAKLAMA SEÇENEKLERİ
İzmir’e yaklaşık 2 saat mesafede bulunan Patriça Koyu’na özel araçla rahatlıkla ulaşılabiliyor. Ayrıca bölgeye transfer hizmetleriyle de gitmek mümkün. Konaklamak isteyenler için Cunda Adası’nda farklı bütçelere hitap eden butik otel ve pansiyon seçenekleri bulunuyor.

HAFTA SONLARININ YENİ ROTASI
Doğal yapısını koruyan, kalabalıktan uzak ve sakin atmosferiyle öne çıkan Patriça Koyu, kısa kaçamaklar için ideal bir alternatif sunuyor. Temiz denizi, doğa yürüyüşü imkanları ve tarihi dokusuyla dikkat çeken bu eşsiz koy, Ege’de keşfedilmeyi bekleyen nadir güzelliklerden biri olarak öne çıkıyor.

Serpil ADAK
