Sındırgı, zengin termal suları ile bilinen bir ilçe. Ancak 6.1 büyüklüğündeki depremin ardından ilçedeki su kaynaklarında dikkat çekici farklılıklar ortaya çıktı. Depremin ardından yapılan saha çalışmalarında, bazı kaynakların tamamen kuruduğu, bazılarında ise yeni çıkışların oluştuğu tespit edildi. Ayrıca mevcut sularda debi artışı gözlendi.

Bilim insanı Demirözer’den açıklamalar
Depremin etkilerini sahada inceleyen bilim insanı Ali İlksen Demirözer, depremin yaklaşık 6 kilometre derinlikte meydana geldiğini ve bu tür depremlerin “sığ deprem” kategorisine girdiğini belirtti. Demirözer, bu durumun yeraltı suları üzerinde doğrudan etkili olduğunu söyleyerek şu ifadeleri kullandı: “Yüzeye yakın bir noktada gerçekleşen depremler, hem yeraltı sularını hem de yeryüzünü etkiler. Ilıca Mahallesi ve Emendere Köyü çevresindeki jeotermal kaynaklarda debi artışı gözlemledik. Aynı zamanda jeotermal kaynakların içine yeraltı sularının da karıştığını tespit ettik.”

Kaynaklarda kuruma ve bulanıklık
Demirözer, farklı bölgelerde farklı etkiler görüldüğünü belirterek, bazı kaynaklarda debi artışı olurken bazılarında azalma yaşandığını söyledi. “Bazı noktalarda tamamen kuruma, bazı bölgelerde ise yeni kaynakların oluştuğunu gözlemliyoruz” diyen Demirözer, deprem sonrası sularda bulanıklık görüldüğünü de aktardı.
Yaklaşık 2 ila 2,5 aylık süreçte bu bulanıklığın azalacağını öngördüklerini ifade eden Demirözer, kaynakların zamanla eski seyrine dönmesinin beklendiğini belirtti.

Fay hatları üzerindeki köyler daha çok etkilendi
Deprem sonrası fay kırıklarının gözlemlendiğini aktaran Demirözer, özellikle Alakır, Kozlu, İbirler, Orman İçi, Sinan Dede ve Aktaş kırsal mahallelerinin fay hatları üzerinde bulunduğunu hatırlattı. Bu köylerdeki doğal su kaynaklarının depremin etkilerini daha belirgin şekilde yaşadığı ifade edildi.

“Yaklaşık iki ay içinde artçılar azalacak”
Sındırgı’daki incelemelerini tamamlayan Demirözer, açıklamasının sonunda şu bilgileri verdi: “Artçı sarsıntıların yaklaşık iki ay içinde azalmasını öngörüyoruz. Yeni ve büyük bir deprem yaşanmaması halinde bölgemizdeki doğal su kaynakları eski rutin düzenine dönecektir.”
İHA
