Balıkesir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan 8 sayfalık iddianamede, fabrika yöneticileri Cem Y., Serkan B., Murad B. ve Hulusi Yağız A. hakkında “Taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma” suçundan 2 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası talep edildi. Sanıklar, patlamanın sorumlusu olarak gösteriliyor.
Patlamanın ardından yapılan incelemelerde, fabrikanın çatısı ve duvarlarının yıkıldığı, makinelerin tamamen tahrip olduğu ve cesetlerin büyük ölçüde deformasyona uğradığı belirtildi. Ayrıca, fabrikanın güvenlik kameralarının patlama anına ilişkin herhangi bir görüntü kaydetmediği, bunun da patlama nedeniyle sistemin zarar görmüş olabileceği ifade edildi.
Teknik incelemelere göre, patlama dış kaynaklı olmayıp, kimyasal maddelerin infilakı ve üst üste istiflenmiş kapsüllerin patlaması sonucu gerçekleşmişti. İddianamede, patlamanın nasıl meydana geldiğine dair iki olasılık öne sürüldü. İlki, patlamada hayatını kaybeden Selin Karanlıkoğlu’nun elinde bulunan bir kabın infilak etmesi sonucu patlamanın yaşandığı yönünde, ikincisi ise lak sıvısının patlayarak kapsülleri tetiklemiş olabileceği yönündeydi.
Patlama öncesinde, kimya mühendisi Özlem Özçakır’ın, fabrikada depolanan fazla miktarda ürünün risk oluşturduğunu belirttiği ancak bu uyarısının dikkate alınmadığı iddia edildi. Özçakır’ın tanık ifadelerine göre, amirlerine bu konuda bilgi verdiği ancak herhangi bir önlem alınmadığı vurgulandı.
Bilirkişi raporunda, fabrika müdür vekili Cem Y., patlayıcı mesul müdürü Serkan B. ve patlayıcı üretim müdürü Murad B.’nin asli kusurlu, iş sağlığı ve güvenliği müdürü Hulusi Yağız A.’nın ise tali kusurlu olduğu belirtildi. Raporda, yeterli güvenlik tedbirlerinin alınması durumunda patlamanın ya önlenebileceği ya da daha az zararla atlatılabileceği vurgulandı.
İHA