AK Parti TBMM Grup Toplantısı öncesinde basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Tunç, TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilerek yasalaşan ve 11. Yargı Paketi olarak bilinen düzenlemeye ilişkin açıklamalarda bulundu. Bakan Tunç, söz konusu paketin af niteliği taşımadığının altını çizdi.
İnfaz düzenlemesinin amacı açıklandı
Tunç, 11. Yargı Paketi kapsamında yer alan düzenlemelerin, 31 Temmuz 2023’ten önce suç işleyen hükümlüler açısından infaz eşitliğini sağlamak amacıyla hayata geçirildiğini belirtti. Kapalı cezaevinden açık cezaevine, açık cezaevinden ise denetimli serbestliğe geçiş sürelerinin 3 yıl öne çekildiğini hatırlatan Tunç, bu düzenlemeden bugüne kadar 38 bin 57 kişinin yararlandığını açıkladı.
Bazı basın yayın organlarında yer alan “Kovid-19 düzenlemesinden yararlanıp dışarıda suç işlediler” şeklindeki haberleri de değerlendiren Tunç, bu iddiaların gerçeği yansıtmadığını ifade etti. Düzenlemeden yalnızca açık cezaevinde bulunan hükümlülerin faydalandığını belirten Tunç, açık cezaevindeki kişilerin zaten üç ayda bir izin hakkı bulunduğunu hatırlattı.
Bazı suçlar kapsam dışında bırakıldı
Bakan Tunç, düzenlemenin tüm suçları kapsamadığını da özellikle vurguladı. Kadına yönelik şiddet, kadın cinayetleri, çocuk istismarı, cinsel suçlar, örgütlü suçlar ve terör suçlarının kapsam dışında tutulduğunu belirten Tunç, bu çerçevede kapalı cezaevinden açık cezaevine geçiş süresinin erkene alınması sayesinde 18 bin hükümlünün daha düzenlemeden yararlandığını söyledi.

“Yeni bir İnfaz Kanunu yok”
Yargı Reformu Strateji Belgesi’ne de değinen Tunç, ceza adalet sistemine yönelik çalışmaların sürdüğünü ancak yeni bir İnfaz Kanunu ya da genel af beklentisinin söz konusu olmadığını açıkça dile getirdi.
“Af söylentileri kesinlikle doğru değil” diyen Tunç, Meclis’in Yargı Reformu kapsamında yargı paketlerini aşama aşama gündeme aldığını ifade etti. 10. ve 11. Yargı Paketlerinin yasalaştığını anımsatan Tunç, 12. Yargı Paketi için hazırlıkların tamamlandığını ve milletvekillerinin değerlendirmesine sunulduğunu belirtti.
Yeni paketin infaz düzenlemesiyle ilgili olmadığını söyleyen Tunç, hukuk yargılamalarının hızlandırılması, uzun süren davaların daha kısa sürede sonuçlandırılması, duruşmaların sadeleştirilmesi, arabuluculuk sisteminin güçlendirilmesi ve çekişmesiz yargı işlemlerinin yargı dışı yollarla çözülebilmesine yönelik önemli düzenlemeler içereceğini kaydetti.
Tayfun Kahraman açıklaması
Gezi Parkı davası hükümlüsü Tayfun Kahraman’a ilişkin soruları da yanıtlayan Tunç, Kahraman’ın İstanbul Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nde tedavi gördüğünü hatırlattı. Tedavi sürecinin ardından hazırlanacak raporun Adli Tıp Kurumu’na gönderileceğini belirten Tunç, infaz ertelemesi kararının ancak Adli Tıp Kurulu tarafından verilebileceğini söyledi.
Tunç, bugüne kadar Tayfun Kahraman hakkında ceza ertelemesi kapsamında Adli Tıp’a yapılmış bir başvurunun bulunmadığını da sözlerine ekledi.
Bir avukat hakkında sosyal medya paylaşımları nedeniyle başlatılan soruşturmayla ilgili değerlendirmelerde bulunan Tunç, avukatların kamu hizmeti yürüttüğünü ve meslek kurallarına uymakla yükümlü olduklarını vurguladı. Meslek kurallarının ihlal edilmesi durumunda baroların gerekli soruşturmaları başlatabileceğini ifade eden Tunç, etkileşim uğruna yapılan ve mesleğin saygınlığına zarar veren davranışlara karşı hassasiyet gösterilmesi gerektiğini dile getirdi.
HABER MERKEZİ
