Türkiye, savunma sanayinde attığı adımların sonuçlarını almaya hazırlanıyor. Terör ve Güvenlik Uzmanı Mete Yarar, YouTube kanalında yaptığı kapsamlı değerlendirmede 2026 yılının Türk Silahlı Kuvvetleri açısından tarihi bir dönüm noktası olacağını vurguladı. Yarar’a göre hava, kara ve deniz kuvvetlerinde devreye girecek yerli ve oyun değiştirici sistemler, Türkiye’yi yalnızca caydırıcı bir güç haline getirmekle kalmayacak, aynı zamanda bölgesel dengeleri kökten değiştirecek.
“2025 Oldu, 2026’nın Sonuçlarını Göreceğiz”
Mete Yarar, 2025’in artık muhasebesinin yapılacak bir yıl olmaktan çıktığını belirterek, asıl etkilerin 2026’da net biçimde ortaya çıkacağını ifade etti. Yarar’a göre 2025’te yaşanan gelişmeler, 2026’da askeri kapasiteye doğrudan yansıyacak ve Türkiye için yeni bir dönem başlayacak.
Hava Kuvvetlerinde Kırılma Noktası
Yarar, 2026 yılının Türk Hava Kuvvetleri açısından “Amerikan bağımlılığından kademeli kopuşun” hızlandığı bir yıl olacağını vurguladı. Yeni teknolojilerle birlikte hava kuvvetlerinde yeniden yapılanma sürecinin de gündeme geleceğini belirten Yarar, bazı sistemlerin emekliye ayrılacağını, yeni üs ve yapılanmaların ortaya çıkabileceğini söyledi.

HAVA-SOJ: “Uçan KORAL’lar Devrede”
2026’da en kritik kuvvet çarpanının HAVA-SOJ olacağını ifade eden Yarar, bu sistemin F-35’ten bile daha önemli bir rol üstlenebileceğini savundu.
Radarları körleyerek güvenli hava koridorları açabilen bu elektronik harp sistemi sayesinde Türkiye’nin bölgesel operasyonlarda ciddi bir avantaj elde edeceğini belirtti.
Yarar, bu yeteneğin bölgede sadece sınırlı sayıda ülkede bulunduğunu ve Yunanistan’ın bu kapasiteye sahip olmadığını özellikle vurguladı.
KAAN, HÜRJET, KIZILELMA VE ANKA-3 SAHADA
2026 yılında hava sahasında çok daha yoğun şekilde milli platformların görüleceğini belirten Mete Yarar, şu başlıklara dikkat çekti:
- KAAN Milli Muharip Uçağı: İki prototipin yoğun uçuş testleri
- F-16 ÖZGÜR: AESA radarlarla modernize edilmiş sistemler
- HÜRJET: Aktif kullanım süreci
- ANKA-3: Sınırlı sayıda da olsa teslimat ihtimali
- KIZILELMA: Sahada aktif görev, 12 adedin üzerinde teslimat beklentisi
Yarar’a göre özellikle KIZILELMA ve ANKA-3, F-35’in üstlendiği görevleri büyük ölçüde yerine getirebilecek kapasiteye ulaşacak.

Hava Savaşlarının Yeni Gerçeği: Radar ve Füze Menzili
Modern savaşlarda uçaktan çok radar ve füze menzilinin belirleyici hale geldiğini söyleyen Yarar, Pakistan-Hindistan örneğini hatırlatarak uzun menzilli radar ve füze kombinasyonunun savaşları başlamadan bitirebildiğini ifade etti.
Türkiye’nin MURAD AESA radarlarının bölgedeki en gelişmiş sistemlerden biri olduğunu vurgulayan Yarar, yerli üretim ramjet motorlu hava-hava füzeleriyle 150–250 kilometre menzil seviyesine çıkılmasının savaşın seyrini değiştireceğini söyledi.
Çelik Kubbe: Türkiye’nin Yeni Savunma Mimarisi
Mete Yarar, 2025’te mimarisi tamamlanan Çelik Kubbe hava savunma sisteminin 2026’da sahada daha görünür olacağını ifade etti.
Önceliğin Akdeniz, Ege ve güney sınırları olacağını belirten Yarar, seri üretimin hızlanması için ciddi kaynak aktarıldığını açıkladı.
Bu sistemin, Türkiye’ye yönelik tehditleri caydırmada kilit rol üstleneceğini söyledi.
Deniz Kuvvetleri: Seri Üretim Yılı
Deniz kuvvetlerinin artık “yapamıyoruz” denilen hiçbir sisteminin kalmadığını söyleyen Yarar, şu bilgileri paylaştı:
- 39 savaş gemisi eş zamanlı inşa sürecinde
- Milli denizaltılar, fırkateynler ve muhripler seri üretimde
- Avrupa’daki orta ölçekli ülkelerin donanmalarına denk bir kapasite
2026’nın, donanmaya yeni platformların katıldığı törenlerin artacağı bir yıl olacağını ifade etti.

Kara Kuvvetleri ve ALTAY Defteri Kapanıyor
ALTAY tankı tartışmalarının artık geride kaldığını söyleyen Yarar, modernizasyonla birlikte tankların üzerindeki tüm sistemlerin yerli hale geldiğini vurguladı.
Kara kuvvetlerinin asıl kazanımının ise uzun menzilli kara-kara ve seyir füzeleri olacağını belirtti.
Balistik ve Hipersonik Füzelerde Çağ Atlanıyor
Yarar, 2026’nın Türkiye için balistik ve hipersonik füze teknolojilerinde sıçrama yılı olacağını söyledi.
GEZGİN, CENK, TAYFUN ve hipersonik sistemlerin sahada görülmeye başlanacağını, bazılarının seri üretime geçtiğini ifade etti.
“Caydırıcılık Arttıkça Kumpaslar da Artar”
Mete Yarar, artan askeri kapasitenin beraberinde daha büyük tehditleri de getirebileceği uyarısında bulundu. Türkiye’nin artık oyun bozan değil, oyun kuran bir ülke haline geldiğini söyleyen Yarar, bu nedenle saldırıların ve baskıların artabileceğini dile getirdi.
“2026’da Onlar Düşünsün”
Yarar, değerlendirmesini “2026 Türkiye için durdurulamaz bir yıl olacak” sözleriyle tamamladı. Anlattıklarının yalnızca küçük bir bölüm olduğunu belirten Yarar, önümüzdeki sürecin Türkiye açısından tarihi nitelikte olacağını ifade etti.
Ömer Faruk KARATOSUN
