İzmir’de Emine Lahur Ortaokulu’nda öğrenim gören 12 yaşındaki B.T., okul çıkışı sokakta bir grup tarafından darp edildi. Olay, bir öğrencinin cep telefonu kamerasına yansırken; görüntülerde bir grup kız çocuğunun B.T.’yi ortada tutup üzerine yürüdüğü ve şiddet uyguladığı anlar yer aldı. Ailenin şikâyetiyle adli ve idari süreç başlatıldı.

Olay nasıl gerçekleşti?
B.T.’nin anlattıklarına göre saldırı, okul çıkışında E. isimli bir öğrencinin omzuna elini atmasıyla başladı. Ardından E.’nin yanında bulunan kuzenleri ve başka öğrencilerin de katılmasıyla B.T. çevrelendi. “Biraz konuştuktan sonra da saldırdılar” diyen B.T., hem korktuğunu hem de boynunda ağrı olduğunu söyledi: “Artık sokağa çıkarken korkuyorum.”
Görüntülerin varlığı ailenin şikâyet sürecinde önemli delil oluşturdu. Anne Fatma Sivrikaya, olayın ardından çekilen görüntüleri gördüğünü ve durumu hemen emniyete bildirdiğini söyledi.

Anne: “Kimsenin çocuğu sahipsiz değil”
Olayı öğrenir öğrenmez kızının yanına gelen anne Fatma Sivrikaya, yaşadıklarını şöyle anlattı: “Videoyu görünce beynimden vurulmuşa döndüm. Tek başına hepsi birden çocuğuma çullanmış; yaklaşık 10 kişi. Bununla ilgili şikâyette bulundum. Kimsenin çocuğu kimsenin oyuncağı ya da boks torbası olamaz.” Sivrikaya, darp raporu aldığını ve savcılığa suç duyurusunda bulunduğunu belirtti.
Sivrikaya, ayrıca çocuğunun okulla ev arasındaki kısa mesafede bile can ve mal güvenliğinin sağlanamadığını söyleyerek tepkisini dile getirdi. Olay yerine müdahale eden vatandaşlara teşekkür eden anne, müdahale eden bir kadın ve bir taksicinin olayı büyümeden sonlandırdığına dikkat çekti.

Okul ve soruşturma
Okul yönetimiyle irtibat halinde olduklarını belirten aile, okul idaresinin konuya ilişkin disiplin soruşturması başlattığını aktardı. Aynı zamanda adli makamlar da görüntüler ışığında olayı inceliyor; şikâyetçi olunan kişiler hakkında hem cezaî hem de disiplin işlemleri yönünde işlem yapılması hedefleniyor.
Yaşananların etkisi ve ebeveyn çağrısı
B.T.’nin ifadeleri ve ailesinin açıklamaları, akran zorbalığının çocuklar üzerinde bıraktığı fiziksel ve psikolojik etkinin boyutunu gösteriyor. Anne Sivrikaya’nın “Ben bu çocuğu tek başıma büyüttüm; kimsenin çocuğu sahipsiz değildir” sözleri, toplumsal sorumluluğun altını çiziyor ve yetkililere, okul topluluklarına daha etkin önlemler alınması çağrısı yapıyor.
Aile, hem hukuki süreçten hem de okulun disiplin mekanizmalarından sonuç beklerken, olayın benzerlerinin tekrarlanmaması için okul ve veliler arasında farkındalığın artırılması gerektiğini vurguluyor.
İHA
