Terör ve Güvenlik Uzmanı Mete Yarar, yayımladığı son analiz videosunda Yunanistan’ın Türkiye’ye yönelik adımlarını değerlendirdi. Yarar, ekonomik olarak zor durumda olan ve savunma sanayisinde dışa bağımlı bir ülkenin doğrudan askeri saldırı yapmasının ilk bakışta mantıksız görünebileceğini belirtti ancak tarihsel örnekler ve güncel gelişmelerin bu ihtimali tamamen dışlamadığını ifade etti.
“Yunanistan Tarih Boyunca Güçlü Bloklarla Hareket Etti”
Yarar, Osmanlı döneminden günümüze uzanan süreçte Yunanistan’ın tek başına hareket ettiği hiçbir savaşta başarı elde edemediğini savunarak, ülkenin her zaman arkasına büyük güçleri alma stratejisi izlediğini dile getirdi. Bu yaklaşımın bir devlet geleneğine dönüştüğünü söyleyen Yarar, “Coğrafya, nüfus yapısı ve bölgesel yalnızlık, Yunanistan’ı sürekli güçlü ittifakların parçası olmaya itiyor” dedi.

PKK, Diplomasi ve Çok Boyutlu Baskı İddiası
Mete Yarar, geçmişte PKK’ya verilen destek iddialarını ve çeşitli istihbarat raporlarını hatırlatarak, Türkiye’ye karşı yalnızca askeri değil, diplomatik ve siyasi baskı unsurlarının da devrede olduğunu söyledi. Avrupa Birliği süreçleri, silah ambargoları, uluslararası kamuoyunda Türkiye’nin hedef alınması ve lobi faaliyetlerinin de bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Gayri Askeri Statüdeki Adalar Tartışması
Yarar’ın dikkat çektiği en önemli başlıklardan biri de Ege’deki gayri askeri statüde olması gereken adalar oldu. Yunanistan’ın bu adaları silahlandırdığını, askeri birlikler konuşlandırdığını ve bu durumun uluslararası anlaşmalara aykırı olduğunu savunan Yarar, Ege Ordusu’nun kuruluş nedenlerinden birinin de bu tehdit algısı olduğunu hatırlattı.

12 Mil ve Hava Sahası Gerilimi
Yunanistan’ın karasularını 12 mile çıkarma girişimlerine de değinen Yarar, bu adımın hayata geçmesi halinde Türkiye’nin Ege Denizi’ndeki hareket alanının ciddi şekilde kısıtlanacağını söyledi. Hava sahasının 9 mil olarak ilan edilmesini ise “uluslararası hukuk açısından garabet” olarak nitelendirdi.
İsrail, Rum Kesimi ve Yeni Askeri Yapılanmalar
Mete Yarar, Yunanistan’ın İsrail ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile artan askeri iş birliklerine de dikkat çekti. İsrail’den temin edilen uzun menzilli silah sistemlerinin adalara yerleştirildiğini, hava savunma sistemleriyle Ege’nin “kilitlenmek istendiğini” öne sürdü. Ayrıca Rodos merkezli üçlü ani müdahale gücü kurulmasına yönelik iddiaların da ciddiyetle ele alınması gerektiğini belirtti.

“Ön Saldırı Sadece Bombayla Olmaz”
Yarar, ön saldırı kavramının yalnızca fiili bombardımanla sınırlı olmadığını vurgulayarak, “Terör örgütlerinin desteklenmesi, ekonomik ve diplomatik kuşatma, askeri hazırlıklar da ön saldırının parçalarıdır” değerlendirmesinde bulundu. Türkiye’nin son yıllarda bu yöntemlerle ciddi kayıplar yaşadığını ifade eden Yarar, yaşananların tesadüf olmadığını savundu.
“Uyarımı Şimdiden Yapıyorum”
Açıklamalarının sonunda Mete Yarar, amacının korku yaratmak değil, yaşanan gelişmeleri zamanında analiz etmek olduğunu belirterek, “Olduktan sonra konuşmanın anlamı yok. Ben notumu bugünden düşüyorum” ifadelerini kullandı.

Ömer Faruk KARATOSUN
