Teknoloji hayatımızın hemen hemen her yerinde.  Bizleri etkisi altına almayı başarmış dünyayla olan bağlarımızı koparmak için büyük mücadeleler vermeye devam ediyor. Bilgisayar masalarından kalkmayan çocuklar, televizyon programları ve işlerinden ailelerine zaman ayıramayan ebeveynler, sanal ortamlardan bir türlü vazgeçemeyen gençler… işte hepsi kültürel yozlaşmaya ve bağlarımızın kopmasına birer neden.

Bağlarımızın kopması diyorum çünkü neyi, nasıl ve ne zaman kullanacağımızı henüz idrak etmiş değiliz. İşte bu yüzden öncelikle teknoloji ve teknolojik aletlerin doğru kullanılmasının önemini kavramalıyız ve daha sonra bu teknolojilere ve teknolojik aletlerin kullanımına bilinçli şekilde yönelebilelim.

Teknolojinin zararlarına değindiğimiz zaman saymakla bitmeyecek doğrudan ve dolaylı  yoldan bir çok etkileri olduğunu biliyoruz.

-İnsanları tembelleştirerek hazıra ve hareketsiz yaşama alıştırması,

-İstihdam sorunları oluşturarak insanlar ve makinler kıyaslanmaya başlandı,

-Sosyal medyada ve internette paylaşılan kişisel bilgiler özel hayatın gizliliğini ortadan kaldırdı,

-Dünya üzerinde bulunan teknolojik aletlerin  radyasyonuna ve elektromanyetik dalgarına maruz kalarak beraberinde getirdiği birçok hastalık,

-Asosyalleşme,

-Teknolojik savaşlar yeni ve eskinin savaşları da diyebiliriz…

Tabi ki yararları da var;  fakat bizler bunu yararlı kullandığımız yahut yararlı kullanmayı öğrendiğimiz, öğrenebildiğimiz zamanlar için geçerli olacaktır. İskender Pala’nı da dediği gibi’’ Her gün bir parçamızı daha tüketen teknoloji çağında sevgiye en son ne zaman yürekten bir merhaba demiştik, hatırlayanınız var mı? ’’