Bir yılı aşkın bir süredir, ülke ve dünya olarak içinden geçtiğimiz ama, aynı yerde saydığımız bir yıl geçirdik.
Bir türlü düşmeyen aksine katlanarak artan vaka sayısı. Teselli olur mu bilmiyorum ama dünya genelin de durum böyle.
Peki neden düşmüyor bu vaka sayıları.
Yaklaşık bir yıl kadar süredir kafeler,lokantalar  düğün salonları kapalı.Demek ki vaka sayılarına katkısı olan yerler buralar değil.

Çok üzülerek izledim.Yatay çekim diyerek  savunulan kongre görüntülerini.
Böyle bir açıklama yerine daha akılcı ve mantıklı bir açıklama yapılabilirdi.
Bu halkın aklıyla dalga geçmektir.
Aslına bakarsanız oraya gitmek kişisel bir eylem.Böyle bir mazeret yerine ,herkes testten geçirildi ve tamamen güvenliydi denilse bir nebze anlaşılabilirdi. Ama yatay çekim kelimesi hiç olmadı....
Bu kadar insan kapatılmışken. Açlığa ve yoksulluğa mahkum edilmişken. Evet şu anda bu yaşananlar yüz yılda bir yaşanabilecek korkunç bir zaman dilimi. Ama bu süreci böyle yaparak atlatamayız.Hem iktidar,hem de muhalefet partilerinin çekişmelerinden biz vatandaş olarak sıkıldık.

Biz vatandaşlar seçtiğimiz ve seçmediğimiz her milletvekilinin bizlerin haklarını her şekil de her koşul da savunmalarını ve halkın yararına olacak adımları birlikte atmalarını temenni ediyoruz. Bu çok mu zor. Hepimiz bu topraklar üzerin de yaşayan kardeş insanlarız.

Çiftçi mağdur, esnaf mağdur. Günlük sigortasız işçiler mağdur. Biz artık bunlara çözüm istiyoruz. Sizlerin bitmek bilmeyen çatışmalarınızı değil.

Akşam haberlerini izlemekten imtina ediyorum artık. Bizleri temsil eden insanların kavga etmelerinden, konuşma üsluplarından....
Siyaset halk için yapılınca anlam kazanır. Kişilere hizmet etmemeli...