İlkbahar ve yaz aylarında yol kenarlarında sıklıkla gördüğümüz ebegümeci, kendiliğinden yetişir. Asya’dan Afrika ve Avrupa’ya uzanan Malvaceae yani Ebegümecigiller familyasına ait 1500 tür ebegümeci bulunur. Büyük-küçük yapraklı türleri bulunurken mor, beyaz, pembe, vb. gibi pek çok renkte çiçeği olan ebegümeci vardır. Daha çok çay olarak tüketilen hibiskus da bir ebegümeci türüdür.

 

Ebegümecinin yaprakları, çiçekleri ve köklerinden yararlanılır. Yaprakları hem çiğ hem de pişmiş olarak tüketilebilir. Ebegümeci yaprakları çiğ olarak salatalarda, pişmiş olarak yemeklerde ve çorbalarda kullanılır. Pişirildiğinde bamyadaki gibi bir mukus ortaya çıkar. BU nedenle koyu kıvam vermek için çorbalarda, bazen de yumurta ikamesi olarak tercih edilir.

Yaralanmalarda ağrı kesici etkisi olduğu düşünülen ebegümecinin yapraklarındaki kimyasallar zengin vitamin içeriğiyle yaralarda hızlı iyileşme sağlayabilir. Yara bölgesinde rahatlama yaratabilir. Bu nedenle ebegümeci, topikal baş ağrısı ilaçlarında ve yüz maskelerinde de kullanılır. Ebegümeci, yine yaralar bölgelerini bakterilerin etkilemesini önleyerek bağışıklık sisteminin korunması için yardımcı olur. Güneş yanıkları, böcek ısırıkları, kızarıklıklar konusunda da ebegümeci iltihaplanma ve şişmelerin önüne geçebilir.

Solunum güçlüğü ve göğüs sıkışmalarında gibi durumlarda da ebegümeci, rahatlatıcı olabilir. Balgam söktürücü özelliği sayesinde solunum yollarının temizlenmesine destek olurken iltihap önleyici rolüyle boğaz şişmesi yatıştırabilir. Astım, bronşit, öksürük ve boğaz enfeksiyonlarında geleneksel olarak ebegümeci kullanılır.