Uzay inanılmaz gök cisimleri ile dolu büyüleyici bir yer. Galaksiler, yıldızlar, gezegenler… Ancak bu büyüleyici gök cisimleri arasında, insanlık için özel bir anlam taşıyanları da var. Bunların başında ise şüphesiz Ay geliyor. Çünkü insanlık ile Ay arasında binlerce yıldır fiziksel ve duygusal olarak büyük bir yakınlık var. Kadim medeniyetlerden bu yana bu eşsiz gök cismine pek çok anlam atfedildi, doğa üstü inanışların önemli öznelerinden birisi olarak kabul edildi. Ayrıca gezegenimize fiziki olarak da en yakın gök cismi olan Ay’ın Dünya üzerinde de pek çok etkisi var. Bütün bunlar, Ay’ı hem Dünya hem de insanlık için oldukça önemli bir gök cismi haline getiriyor.

**

Ancak bu mesafe zaman zaman değişebiliyor. Çünkü Ay eliptik yörüngesinde döndüğü sırada bazı anlarda Dünya’dan uzaklaşıyor bazı anlarda ise yaklaşıyor. Ay’ın Dünya’dan en uzak olduğu noktaya “enöte” adı veriliyor. Bu noktada Ay ile Dünya arasındaki uzaklık 405.696 kilometre. İki gök cisminin birbirine en çok yaklaştığı noktaya ise “enberi” adı veriliyor. Bu noktadaki uzaklık ise 363.104 kilometre.

**

Bunun nedeni, Ay’ın bir gezegen olduğunun düşünülmesi değil, Ay’ın tam olarak ne olduğunu tanımlayacak bir terimin bulunamamasıydı. Peki Ay neden gezegen olarak kabul edilmiyor? Aslında bu sorunun cevabı oldukça basit. Bir gök cisminin gezegen olarak kabul edilebilmesi için taşıması gereken bazı özellikler var. Örneğin gezegenlerin bir yıldızın etrafında dönmesi ve önemli bir yer çekimi kuvvetine sahip olması gerekiyor. Kısacası, Ay bir gezegen değil, Dünya’nın doğal uydusu.