- İyilik çantasıyla yardımseverleri teşvik ediyorlar - Başlattıkları ‘İyilik Çantası’ projesi yeni katılımlarla gittikçe büyüyor - El emeği örgü çantalar yardımseverlere hediye ediliyor - 29 yaşındaki piyano öğretmeni Özgecan Üçkaya; - "İnsanlardan yardımlarını yalnızca karşısındaki insana iyilik yapmak ve 'yüzünün güldüğünü görmek için yapıyorum' düşüncesine ulaşmalarını istiyorum" - "Her geçen gün daha fazla kadın bize ulaştı ve el emeklerimizi iyiliğe dönüştürmeye devam ettik"

Eskişehir’de yaşayan anne ve kızı, sadece teşvik amacıyla yardımseverlere el emeği örgü çantalar hediye ediyor.
Eskişehir’den Türkiye’nin birçok bölgesine ulaşan ‘İyilik Çantası’ projesi, hayırseverleri ve vatandaşları teşvik ediyor. Herhangi bir satışın söz konusu olmadığı projede, yaptığı bağışı belgeleyen yardımseverlere el örmesi çanta hediye ediliyor. Kadınların el emekleri olan örgü çantaları iyiliğe dönüştüren proje İzmir’de yaşanan depremden sonra başladı.
Annesinin ördüğü çantaları yardımseverlere hediye etme kararıyla başladıklarını belirten 29 yaşındaki piyano öğretmeni Özgecan Üçkaya, “İyilik çantası hareketi 2020 yılının Ekim ayında İzmir depremiyle birlikte başladı. Pandemi sebebiyle İzmir’e aileleriyle giden öğrencilerimin depremzede olduğunu ve aileleriyle birlikte çadırlarda kaldıklarını fark ettim. Ablaları ve öğretmenleri olarak onlara yardım etmeye başladım” dedi.

“Her geçen gün daha fazla kadın bize ulaştı”
Başlattıkları iyilik hareketinin her geçen gün büyümesinden duyduğu mutluluğunu dile getiren Özgecan Üçkaya, “İlk başlarda sadece annemle birlikte ikimiz yapıyorduk. Annemin fikriyle ördüğü ürünleri yakınlarımızın yerine İzmir depremini yaşayanlara yardım edenlere hediye ederek onları daha fazla teşvik etmeyi hedefledik. Böylelikle iyilik hareketi büyümüş oldu. Daha sonra bize maddi imkânı olmadığını, fakat el emeğiyle destek olabileceğini ileten hanımefendiler oldu. Onlar sayesinde daha da büyüdük. Her geçen gün daha fazla kadın bize ulaştı ve el emeklerimizi iyiliğe dönüştürmeye devam ettik. İzmir’den sonra bizler de Eskişehir’de, çevre illerde ve Doğu'da bulunan köy okullarına ulaşmaya başladık” ifadelerini kullandı.

Belki bir gün Afrika’da kuyu açtırabiliriz”
Hayalinin Afrika’da bir su kuyusu açtırmak olduğunu ve desteğe ihtiyaçları bulunduğunu belirten Üçkaya, “İnsanlardan sadece iyilik yapmış olmak için iyilik yapmalarını bekliyorum. İnsanlardan yardımlarını yalnızca karşısındaki insana iyilik yapmak ve 'yüzünün güldüğünü görmek için yapıyorum' düşüncesine ulaşmalarını istiyorum. Yardımcı olduğumuz öğrencilerden tek isteğin okulları bitip işlerini ellerine aldıkları zaman bize katılıp bizimle birlikte yardım etmeleridir. İyilik çantası bir kurum ya da kuruluş değil. Bireysel olarak desteklerle ilerliyoruz ve şuan yardım ettiğimiz öğrencilerden de ileride bize katılarak yaptığımız yardımları büyütmelerini istiyoruz. Ve belki de bir gün onlarla birlikte Afrika’da bir kuyu açtırıp oradaki okullara, öğrencilere ulaşabiliriz diye düşünüyorum” dedi.

"200’den fazla çanta dağıttık”
Doğu bölgesinde ve sınırda bulunan köy okullarına da destek olduklarını dile getiren Özgecan Üçkaya, “Şu zamana kadar gönderdiğimiz kargoların belgeleri var elimizde. Diyelim ki SMA hastası bir çocuğa yardım ettiniz. SMA hastası çocukların ailelerinin valilik onayıyla açtırdıkları banka hesapları var. O hesaplara göndermiş olduğunuz yardımın dekontunu bize gönderdiğiniz takdirde biz de size hediye gönderiyoruz. İlla çanta olmasına gerek yok. Beğendiğiniz herhangi bir ürünü gönderiyoruz. SMA hastası çocukların iyilik kumbaralarına her zaman birden fazla iyilik çantası bağışlıyoruz zaten. Aynı zamanda biz şimdiye kadar Hakkâri, Şırnak, Irak sınırı gibi yerlere ulaştık. 200’den fazla çanta dağıttık. Bunların yanı sıra binlerce atkı ve bere gönderdik. Gönderdiğimiz atkı ve bereler alzheimer hastası teyzelerimizin ördüğü ürünler. Teyzelerimize ip temin ediyoruz. Onlar da emekleriyle atkı ve bere örüyorlar. Biz de bu atkı ve bereleri doğudaki köy okullarında görev yapan öğretmenlerle iletişime geçerek orada yaşayan çocuklar ve bebeklere gönderiyoruz. Aslında keşke uzaklarda yaşayan insanlar için de bir şeyler yapabilsek. Bunun için elbette daha fazla maddi imkâna ihtiyaç var. Bu el birliğiyle yapılabilecek bir şey. Kesinlikle bizim amacımız para toplamak değil. Bunun için paylaşımınızla, desteğinizle, el emeğinizle bizlere destek olursanız, daha fazla yardımı uzaklara ulaştırabileceğimize inanıyorum” dedi.
‘İyilik Çantası’ projesinin ana ürünü olan çantaları ören ve çabalarının iyilik için olmasının tüm yorgunluğunu aldığını belirten Özgecan Üçkuyu’nun annesi 65 yaşındaki emekli hemşire Nayime Kutca ise şu ifadeleri kullandı:
“Kızımla birlikte iyilik çantası adı altında bu sayfayı açtık. Gerçekten çok mutluyum ve umutluyum. Ben zaten örüyordum. Bunun bir iyiliğe dönüşmesi beni kalben ve manen çok mutlu ediyor. Umarım ömür boyu bu şekilde devam eder.”