Türkiye’nin son dönemde karşı karşıya kaldığı güvenlik riskleri, bölgesel gelişmeler ve perde arkasında yürütülen mücadeleler kamuoyunda tartışılmaya devam ederken, Terör ve Güvenlik Uzmanı Mete Yarar’dan dikkat çeken değerlendirmeler geldi. YouTube kanalında yaptığı canlı yayında konuşan Yarar, Türkiye’nin doğrudan hedef alınamayacak bir ülke olduğunu vurgularken, asıl tehdidin istihbarat operasyonları, dolaylı saldırılar ve çevre ülkeler üzerinden yürütülen baskılar olduğuna dikkat çekti.

“Türkiye Isırılacak Bir Ülke Değil”
Canlı yayında izleyicilerine seslenen Mete Yarar, Türkiye’nin askeri ve stratejik kapasitesine dikkat çekerek, “Türkiye parmak sallanacak, doğrudan saldırılacak bir ülke değildir” dedi. Türkiye’nin NATO üyesi olduğunu, Batı bloğu içinde yer aldığını ve Azerbaycan, Katar, Pakistan gibi ülkelerle güçlü askeri iş birlikleri bulunduğunu hatırlatan Yarar, bu nedenle doğrudan bir askeri saldırının düşük ihtimal olduğunu ifade etti.
“Asıl Tehdit İstihbarat Operasyonları”
Yarar’a göre asıl risk, doğrudan askeri müdahaleden ziyade istihbarat temelli operasyonlar. Türkiye’nin itibarının zedelenmesi, dış politikada yalnızlaştırılması ve iş birliği yaptığı ülkelerde istikrarsızlık yaratılması gibi yöntemlerin devreye sokulduğunu belirten Yarar, şu ifadeleri kullandı:
“Türkiye’ye saldıramazlar. Ama Türkiye’nin iş birliği içinde olduğu coğrafyalarda sorun çıkarabilirler. Sudan, Somali ve Libya’da yaşananlar bunun tesadüf olmadığını gösteriyor.”

Düşen Uçaklar ve Dronlar Üzerinden Mesaj mı Veriliyor?
Yayında son dönemde gündeme gelen İHA ve uçak kazalarına da değinen Mete Yarar, bu tür olayların yalnızca teknik arızalar üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi. Özellikle Libya’da düşen uçakla ilgili sorulara temkinli yaklaşan Yarar, “Teknik bir kazadır ya da değildir demek için erken ama analiz yapılırken bölgesel tehdit ortamı da dikkate alınmalıdır” dedi.
Yarar, “Kaza süsü verilmiş suikast, dünyadaki en klasik yöntemlerden biridir” diyerek, geçmişte Eşref Bitlis ve Muhsin Yazıcıoğlu’nun hayatını kaybettiği uçak kazalarını hatırlattı.
Suriye Operasyonları İçin Zamanlama Vurgusu
Suriye sahasına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Yarar, olası bir askeri operasyonun ancak doğru zaman, doğru yer ve doğru kuvvet dengesiyle yapılabileceğini söyledi. “Bir harekât bir defa yapılır ve sonuç alınır. Aksi halde karşı taraf güç kazanır” diyen Yarar, Fırat’ın batısı temizlenmeden doğuya yönelik bir operasyonun gerçekçi olmayacağını vurguladı.
Türk Silahlı Kuvvetleri’nin sahaya sürdüğü topçu sistemleri ve askeri hazırlıkların önemli göstergeler olduğunu belirten Yarar, bazı askeri ekipmanların kolay kolay sahaya indirilmediğine dikkat çekti.

“Türkiye Sahayı Okuyor, Acele Etmiyor”
Mete Yarar, Türkiye’nin sahadaki gelişmeleri dikkatle izlediğini ve aceleci davranmadığını ifade ederek, “Harekat kararını biz değil, sahanın gerçekliği verir” dedi. Türkiye’nin kara, hava, topçu ve lojistik unsurlarla destek verdiği süreçlerde, sahadaki yerel güçlerin kapasitesinin de belirleyici olduğunu kaydetti.
Enerji Vurgusu: “Asıl Kavga Kaynaklar Üzerinden”
Yarar’a göre Türkiye’nin Sudan, Somali ve Libya’daki varlığı yalnızca askeri değil, aynı zamanda enerji temelli. Bu ülkelerde çıkarılabilecek petrol ve doğal kaynakların Türkiye’nin enerji açığını kapatabilecek potansiyele sahip olduğunu belirten Yarar, “Bu kaynaklar Türkiye’nin kaderini değiştirir. O yüzden bu kavga veriliyor” dedi.

“Gündelik Tartışmalar Yerine Büyük Resme Bakılmalı”
Yayının sonunda izleyicilere çağrıda bulunan Mete Yarar, Türkiye’nin karşı karşıya olduğu sürecin günlük tartışmalarla okunamayacağını söyledi. “Bugün yaşadığımız birçok olayın ana nedeni Türkiye’nin jeopolitik kazanımlarıdır” diyen Yarar, Suriye sahasında çözüm sağlanması halinde Türkiye’nin başka alanlara yöneleceğini ve bunun bazı aktörleri rahatsız ettiğini ifade etti.
Ömer Faruk KARATOSUN
