Toplumun En Büyük Sorunu: Öfke

Bir korna sesi, yol verme tartışması ya da küçük bir bakışma… Artık insanlar bunları konuşarak çözmek yerine saldırıyla cevap veriyor. Üstelik kullanılan şey bir sopa ya da yumruk değil; döner bıçağı. Trafikte birkaç saniyelik öfke, insanların hayatını karartabilecek noktaya geliyor. Olay yerindeki vatandaşların araya girmesi olmasa belki bugün çok daha ağır bir tabloyu konuşuyor olacaktık.

Ancak mesele yalnızca trafikteki şiddet değil. Son günlerde gündeme gelen yaşlı bakım evi görüntüleri de toplumdaki vicdan kaybının başka bir yüzünü gösterdi. İnsanların anne ve babalarını emanet ettiği yerlerde şiddet görüntülerinin ortaya çıkması, “Artık kimseye güven kalmadı mı?” sorusunu akıllara getiriyor. Sokakta öfke, bakım evinde merhametsizlik, sosyal medyada linç kültürü… Her geçen gün daha sert, daha tahammülsüz bir topluma dönüşüyoruz.

Eskiden insanlar tartışırdı ama sonra sakinleşirdi. Şimdi ise herkes adeta patlamaya hazır bir bomba gibi geziyor. En küçük olayda bıçaklar çekiliyor, hakaretler havada uçuşuyor. Bu sadece güvenlik sorunu değil; aynı zamanda büyük bir toplumsal çöküşün işareti.

Belki de artık kendimize şu soruyu sormamız gerekiyor: Biz ne zaman bu kadar öfkeli insanlar olduk?