Türkiye’de her geçen yıl artan hipertansiyon vakalarıyla ilgili önemli bir paylaşım yapan Doç. Dr. Muhammed Keskin, tansiyonun neden bu kadar yaygın hale geldiğini ve insanların hangi hataları yaptığını detaylarıyla anlattı. Keskin, yaptığı açıklamada hipertansiyonun yalnızca %5’lik kısmının “sekonder” yani altta yatan bir hastalığa bağlı olduğunu, geri kalan %95’lik kısmın ise yaşam tarzı nedeniyle ortaya çıktığını vurguladı.
1.Obezite: En Büyük Tetikleyici
Keskin’e göre hipertansiyonun en sık sebebi obezite. Kilo arttıkça vücuttaki kılcal damar yükünün büyüdüğünü ve kalbin bu geniş ağı beslemek için daha fazla basınca ihtiyaç duyduğunu belirten Keskin, “Obezite tek başına tansiyon sebebidir” dedi. Kilo veren hastalarda tansiyon değerlerinin kendiliğinden düştüğünü vurguladı.
2.İnsülin Direnci: Gizli Tehlike
Kilo problemi olmasa bile insülin direnci olan kişilerde tansiyon yükselebileceğini söyleyen Keskin, yüksek karbonhidrat tüketiminin insülin direncini tetiklediğini belirtti. İnsülin direncinin vücutta tuz ve su tutulumu oluşturduğunu, bunun da kan basıncını artırdığını ifade etti.
Keskin, “İnsülin direncini yenmek tansiyonu düşürmenin en etkili yollarından biridir” diyerek düşük karbonhidratlı beslenmenin önemini vurguladı.

3.Hareketsizlik: Modern Çağın Belası
Evden çalışma düzeni, masa başı işler ve düşük gün ışığı teması nedeniyle hareketin ciddi biçimde azaldığına dikkat çeken Keskin, hareketsizliğin metabolizmayı yavaşlattığını, mutluluk hormonlarını düşürdüğünü ve stres üretimini artırdığını ifade etti.
Egzersiz sırasında tansiyonun geçici olarak yükselmesinin normal olduğunu söyleyen Keskin, “Hareket ettikçe tansiyon ortalama değeri düşer” açıklamasında bulundu.
4.Sigara ve Alkol: Damar Yapısına Çifte Darbe
Sigaranın doğrudan damar duvarına zarar verdiğini, alkolün ise karaciğer üzerinden oksidatif stresi artırarak tansiyonu yükselttiğini belirten Keskin, “Başka hiçbir risk faktörünüz olmasa bile sadece sigara içtiğiniz için hipertansiyon hastası olabilirsiniz” dedi. Sürekli tüketimde bu iki alışkanlığın damar sertliğini hızla artırdığı da vurgulandı.
5.Stres: Kontrol Edilmediğinde Tehlikeli
Keskin, uzun süreli stresin hipertansiyon kadar zararlı olduğunu belirterek, “Stresi kabullenmeyin, yönetin” ifadelerini kullandı. Anksiyete ve panik bozukluk gibi psikiyatrik sorunların tansiyonu doğrudan artırabileceğini söyleyen Keskin, gerektiğinde profesyonel destek alınması gerektiğini hatırlattı.

6.İlaç Kullanımı: Fark Edilmeden Tansiyonu Yükseltebilir
Astım ilaçları, ağrı kesiciler, kortizonlar ve bazı psikiyatrik ilaçların tansiyonu artırabileceğini ifade eden Keskin, özellikle uzun süreli ağrı kesici kullanımının Türkiye’de yaygın olduğuna dikkat çekti. Bu tür ilaçları kullanan kişilerin hekim kontrolünde değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
7.Tuz Tüketimi: Türk Mutfağının Sessiz Sorunu
Türkiye’de günlük tuz tüketiminin Avrupa ortalamasının üç katı olduğunu söyleyen Keskin, fazla tuzun damar sertliğini artırarak hipertansiyona zemin hazırladığını belirtti. Keskin, “Günlük tuz tüketimi bir silme tatlı kaşığını geçmemeli” diyerek uyarıda bulundu.
“Tansiyon Kader Değil, Yönetilebilir”
Keskin, hipertansiyonun %85-90 oranında yaşam tarzına bağlı olduğunu söyledi ve şu ifadeleri kullandı: “Tansiyon ömür boyu devam eden bir hastalık değildir. Yaşam tarzı değiştikçe, egzersiz ve beslenme düzeldikçe ilaç ihtiyacı azalabilir.”
Doç. Dr. Keskin, düzenli uyku, stres yönetimi, egzersiz ve doğru beslenmenin tansiyon tedavisinde ilaç kadar etkili olduğunu da belirtti.
Sıla Solaklar VERİM
