MÜSİAD Kırşehir Şube Başkanı Ömer Ali Öz, Balıkesir’in Edremit ilçesinde bir kadının zincire vurulmuş kurtuluş günü görüntüleri üzerine yaptığı açıklamada, 'Karşımıza çıkan bu görüntü, yönümüzü döndüğümüz sanayileşme, yüksek teknoloji ve muasır medeniyet seviyesinin üzerine çıkma gayretinin sona erdirilip, 80 yıllık vesayetin ülke için çivi çakmadan tekrar bizi insanların inancıyla şekliyle yaşantısıyla uğraşılan döneme sokma özlemi çeken zihniyeti gösteriyor' dedi.

MÜSİAD Kırşehir Şube Başkanı Ömer Ali Öz, Balıkesir’in Edremit ilçesinde bir kadının zincire vurulmuş kurtuluş günü görüntüleri üzerine yaptığı açıklamada, 'Karşımıza çıkan bu görüntü, yönümüzü döndüğümüz sanayileşme, yüksek teknoloji ve muasır medeniyet seviyesinin üzerine çıkma gayretinin sona erdirilip, 80 yıllık vesayetin ülke için çivi çakmadan tekrar bizi insanların inancıyla şekliyle yaşantısıyla uğraşılan döneme sokma özlemi çeken zihniyeti gösteriyor' dedi.
MÜSİAD Kırşehir Şube Başkanı Ömer Ali Öz, yaptığı açıklamada, 'Mustafa Kemal Atatürk, ’beni görmek demek mutlaka yüzümü görmek demek değildir benim fikirlerimi ve duygularımı hissedin bu kâfidir’ cümlesinden üstümüze almamız gereken şeyler; Tam bağımsızlık için gerekli bir unsur olan güçlü sanayileşmeyi tamamlayarak muasır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkma hedefleridir. Bu gerçekleştiğinde ülkenin zaten tam bağımsız bir ekonomisi, sağlam bir eğitim sistemi, insan onuruna yakışır sağlık ve sosyal hizmet altyapısı oluşacaktır' diye konuştu.
Modernliği saygı duymak olarak tanımlayan Öz, açıklamasını şöyle sürdürdü
'Bu zihniyetin anladığı ise gece kıyafetleriyle sokakta gezmenin modernlik çağdaşlık olduğu, bunun dışındakilere ülkede eşit yaşam hakkının sağlanmaması olduğudur. Bu ülkede kişinin Müslüman, Hristiyan, Yahudi veya Budist dahi olsa ortak yaşam alanında bir ve beraber olmasından başka bir yol gözükmemektedir. Bir başörtülü ile dekolte giyen aynı sokağı paylaşabiliyorsa aynı apartmana yaşayabiliyorsa bize sadece saygı duymak düşer. Laiklik ve Atatürk maskesi takarak çok hak gaspı yapıp insanların gelecekleriyle oynayanlar şimdi tekrar aktive olduklarını gösterir emareler başladı. bundan sonra toplumun vicdanını yaralayan infial oluşturan olaylara kimsenin tevessül etmemesi için kendilerini hala vesayet döneminde zanneden bu azgın azınlık zihniyetine en hızlı şekilde hadlerini bildirip bu ülkenin gerçek sahiplerini öcü gibi gösterip itibar gaspı yapıp parya sayamayacaklarını göstermek gerekmektedir. Ülkenin sahibinin kim olduğunu bilmeyen, kimliğini şaşıran, nereye yöneleceğini karıştıran yurdum insanı için, Anadolu’yu kılıç hakkıyla fethedip vatan yapan Müslüman Türkler olduğunu ve referans noktamızın bu olduğunu unutmamalıdır.'