Terör ve Güvenlik Uzmanı Mete Yarar, YouTube kanalında yaptığı yılın ilk değerlendirmesinde Ortadoğu’da siyasi, askeri ve jeopolitik dengelerin hızla değiştiğine dikkat çekti. Yemen’den Suriye’ye, İran’dan Somali’ye uzanan geniş coğrafyada sınırların, ittifakların ve güç merkezlerinin yeniden şekilleneceğini belirten Yarar, 2026 yılı için çatışma riskinin arttığını vurguladı.
Yemen Krizi Yeni Bir Kırılma Yarattı
Mete Yarar’a göre Ortadoğu’daki değişimin en somut örneklerinden biri Yemen’de yaşanan gelişmeler oldu. Suudi Arabistan’ın liderliğini yaptığı Arap koalisyonu içinde yer alan Birleşik Arap Emirlikleri’nin, kısa bir süre içinde Yemen’den çekilmesi bölgedeki güç dengelerinin sarsıldığını gösterdi.
Yarar, bu gelişmenin sadece askeri değil, bölgesel liderlik ve enerji ticareti temelli bir rekabetin sonucu olduğunu belirterek, Suudi Arabistan ile BAE arasında petrol ve doğalgaz üzerinden ciddi bir çıkar çatışması yaşandığını ifade etti.

“Ortadoğu Toprak Kaybederek Şekillenecek”
Yarar’a göre Ortadoğu’da uzun süredir dile getirilen “yeni devletler” senaryosu artık teoriden çıkıp pratikte hissedilmeye başlandı. Bölgenin etnik ve mezhepsel fay hatları üzerinden yeniden dizayn edileceğini söyleyen Yarar, bazı ülkelerin ciddi toprak kayıpları yaşayacağını, bazılarının ise büyüyeceğini dile getirdi.
Bu sürecin yalnızca harita değişiklikleriyle sınırlı kalmayacağını vurgulayan Yarar, iç savaşların ve toplumsal kırılmaların da artacağını ifade etti.
İran’da İç Kırılma Alarm Veriyor
Yemen’de İran destekli Husilerin zayıflamasının, Tahran’daki iç karışıklıklarla doğrudan bağlantılı olduğunu söyleyen Mete Yarar, İran genelinde çok sayıda şehirde sokak çatışmaları ve ayaklanmalar yaşandığını hatırlattı.
İran’ın bölgedeki etkisini büyük ölçüde vekil güçler üzerinden sürdürdüğünü belirten Yarar, bu desteğin zayıflamasının hem Yemen’de hem Suriye’de hem de Irak’ta yeni kırılmaları tetikleyebileceğini söyledi.

“Türkiye Olmadan Hiçbir İttifak Ayakta Kalamaz”
Mete Yarar, Ortadoğu’da kurulacak hiçbir yeni denge ya da ittifakın Türkiye’nin dışında kalmasının mümkün olmadığını vurguladı. Türkiye’nin bugüne kadar Suriye, Katar ve Gazze politikalarında denge unsuru ve güç merkezi olmayı başardığını ifade eden Yarar, bundan sonraki süreçte askeri ve siyasi dozun artabileceğine dikkat çekti.
Suriye Açıklaması: Diplomasi Aşaması Bitti mi?
Milli Savunma Bakanlığı’nın Suriye’ye ilişkin yaptığı “toprak bütünlüğünü sağlayacak her türlü harekâta destek veririz” açıklamasını son derece kritik bulan Yarar, bu mesajın diplomatik değil askeri bir kararlılık beyanı olduğunu söyledi.
Bu açıklamanın Savunma Bakanlığı tarafından yapılmasının, sahada yeni bir döneme girildiğinin göstergesi olduğunu belirten Yarar, Türkiye’nin Suriye yönetimine açık çek verdiğini ifade etti.

Somali, Sudan ve Kızıldeniz Hattı
Yarar, Türkiye’nin Afrika ve Kızıldeniz hattındaki askeri ve enerji hamlelerine de dikkat çekti. Somali’de sondaj faaliyetlerinin kesinleştiğini belirten Yarar, Türk donanmasının bölgede daha kalıcı bir güvenlik yapısı kuracağını söyledi.
Yeni alınan sismik ve sondaj gemilerinin 2026’nın ilk çeyreğinde bölgede faaliyete geçebileceğini aktaran Yarar, Temmuz ayına kadar olumlu bir sonuç alınmasının Türkiye için stratejik bir kazanım olacağını vurguladı.
2026 İçin Net Uyarı: Çatışma Riski Artıyor
Mete Yarar, 2026 yılının Ortadoğu açısından son derece hızlı ve sert gelişmelere sahne olacağını belirterek, Suriye ve İran merkezli krizlerin Irak’ı da tetikleyebileceğini söyledi.
İran’daki Türk ve Azerbaycan kökenli nüfusa dikkat çeken Yarar, bölgede yaşanacak büyük bir iç karışıklığın Türkiye ve Azerbaycan’ı doğrudan etkileyeceği uyarısında bulundu.

“Bu Bir Temenni Değil, Bir Tespit”
Açıklamalarının bir korku ya da karamsarlık çağrısı olmadığını özellikle vurgulayan Yarar, Türkiye’nin hem askeri hem diplomatik olarak bu sürece hazırlık yaptığını söyledi. Ancak önümüzdeki dönemin zor, karmaşık ve riskli olacağını da açıkça ifade etti.
Ömer Faruk
