Mayıs ayının gelmesiyle beraber kış soğuklarını da geride bıraktık. Doğa canlanmaya ve bahar çiçekleri açmaya başladı. Kuşlar geri döndü, hayvanlar uzun uykularından uyandı. Bu nedenle Mayıs ayı, tüm dünyada bir geçiş dönemi olarak biliniyor. Bu yazımızla bahar çiçekleri gibi güzel olan Mayıs hakkında bazı bilgiler paylaşacağız. Detayları birlikte inceleyelim.
Mayıs ismi, eski Yunan Tanrıçası Maia’dan gelmektedir. Titan Tanrısı Atlas’ın kızı olan Maia aynı zamanda 7 kardeşin en büyüğüdür. Yeryüzüne can kattığı bilinir. Tıpkı Mayıs ayı gibi!
Ovid adında Romalı bir şair, Mayıs adının etimolojisi hakkında farklı fikirlere sahipti. Ayın adını Latince “yaşlılar” anlamına gelen Maiores kelimesinden aldığını iddia ediyordu.
MS 15. yüzyıla kadar “Mayıs” yerine hala Maius kelimesi kullanılıyordu.
Eski İngilizce’de Mayıs, “üç sağım ayı” olarak anılırdı. Çünkü bu ay boyunca insanlar ineklerini günde üç defaya kadar sağabiliyordu.
Eurovision hemen hemen her sene Mayıs ayında düzenlenir!
Mayıs, Star Wars hayranları için özeldir. Çünkü 4 Mayıs’ın İngilizce adı, “Güç seninle olsun” cümlesinin orjinali olan “May the Force”a benzer. Bu yüzden 4 Mayıs Star Wars günü olarak kutlanır.
Her yıl Mayıs ayında Eta Aquarids adı verilen bir meteor yağmuru görülür. 1870 yılında keşfedilen bu yağmur, 19 Nisan ile 28 Mayıs tarihleri arasında Dünya’nın yanından geçer.
Mayıs ayında doğanların hayatta daha başarılı olduğu söyleniyor.
Empire State Binası, kapılarını 1 Mayıs 1931’de açtı. Yapıldığı zaman dünyanın en yüksek binasıydı.
Zümrüt, Mayıs ayının doğum taşıdır. Doğurganlığı ve yeniden doğuşu simgeler.
Mayıs’ın iki tane doğum çiçeği vardır: Müge ve Alıç. Alıç çiçeği umudu, Müge ise mutluluğu ve tatlılığı temsil eder.
Mark Zuckerberg, Karl Marx, Clint Eastwood, Wes Anderson, John F. Kennedy, Kraliçe Victoria gibi birçok ünlü isim Mayıs ayında doğdu!
Mayıs’ta baharın enerjisiyle canlanın!
Bu güzel ayda verimli ve keyifli zaman geçirmek için bazı rutinler yapılabilir. Özellikle havaların ısınmasıyla birlikte üzerimizdeki ağır montlardan, kışlık aksesuarlardan kurtulmaya başladık. Kalın paltoların yerini artık ince ceketler, hafif yağmurluklar alıyor. Bir tek fiziksel olarak da değil. Üzerimize ağırlık yapan olumsuz duygulardan da yavaş yavaş arınıyoruz. Soğuk ve sıkıcı kış günlerinin geride kalması pek çok kişide yeni bir başlangıç yapma isteği uyandırıyor. Güneşin olumlu etkisini bütün canlıların üzerinde gayet net bir biçimde görebiliyoruz. Anlayacağınız bahar her sene olduğu gibi, bu sene de mucizevi etkisini hepimize hissettiriyor.
Çiçek açmış ağaçlar, burnumuza gelen güzel kokular, insanların gülen yüzleri, parklardan gelen neşeli çocuk sesleri… Bahara dair ne varsa hepsi bize mutluluğu anımsatıyor. Kronik mutsuzlar bile baharın dayanılmaz cazibesine karşı koyamayıp, yasına dışarıda devam etmek için kabuğundan çıkıyor. Artık mutlu olmak için bahane arayanların sevincini siz düşünün. Baharla birlikte mutluluğa da hoş geldin demek isteyenlere kesinlikle gün doğdu. Çünkü hayatında bir takım değişiklikler yapmak isteyenler için bahardan daha uygun bir mevsim olamaz diye düşünüyorum. Gerçi bir şeye başlamak için başka bir şeyin oluşmasını beklemenin doğru olduğunu söyleyemem. Ama ilk adımını atmak için bir bahane arayanlar, baharın tazeliğinden kesinlikle faydalanabilirler.