Ramazan ayı geldiğinde televizyon ekranlarında bazı programlar adeta gelenek haline gelir. Sahur ve iftar saatlerinde milyonlarca insanın izlediği programlardan biri de yıllardır Prof. Dr. Nihat Hatipoğlu’nun sunduğu yayınlar. Bu programlarda izleyicilerden gelen sorular ise zaman zaman oldukça dikkat çekici oluyor.
Son günlerde sosyal medyada gündem olan bir soru da genç bir izleyiciden geldi: “Manifestlemek günah mı?”
Aslında bu soru yalnızca bir televizyon programındaki diyalogdan ibaret değil. Bu soru, özellikle son yıllarda gençler arasında hızla yayılan bazı düşünce ve pratiklerin ne kadar yaygınlaştığını da gösteriyor.
“Evrene istemek” akımı
Son yıllarda sosyal medya, kişisel gelişim kitapları ve bazı içerik üreticileri aracılığıyla “manifest” kavramı oldukça popüler hale geldi.
Bu anlayışa göre insanlar bir hedef belirliyor, ona güçlü şekilde inanıyor ve bunu “evrenden istiyor.” Kimi kişiler bunun düşünce gücüyle gerçekleşeceğini savunuyor, kimi de evrenin enerjisi gibi kavramlarla açıklamaya çalışıyor.
Genç izleyicinin programda yaptığı açıklama da aslında bu akımı özetliyordu:
“Hedef belirliyoruz ve buna inanıyoruz. Evrenden istiyoruz.”
Hatipoğlu’nun yaklaşımı
Prof. Dr. Nihat Hatipoğlu ise soruya klasik bir dini perspektiften yaklaştı. Önce konuyu anlamaya çalıştı, ardından şu soruyu yöneltti: “Evren dediğiniz nedir sizce?”
Hatipoğlu’nun verdiği mesaj oldukça netti: İnsanların dileklerini yönelteceği yer evren değil, Allah olmalıdır.
Bu yaklaşım, İslam inancının temel prensiplerinden biriyle uyumlu. Çünkü İslam’da dua doğrudan Allah’a yöneltilir. Araya başka bir güç, enerji veya aracı koyma düşüncesi kabul edilmez.
Gençlerin arayışı
Bu tartışmanın asıl önemli tarafı belki de gençlerin sorularında saklı. Çünkü bu soru bize gençlerin farklı kaynaklardan etkilenerek yeni kavramlarla tanıştığını gösteriyor.
Sosyal medya çağında bir genç aynı anda hem dini içeriklere hem de kişisel gelişim akımlarına maruz kalabiliyor. Bir yanda geleneksel dini öğretiler, diğer yanda “enerji”, “evren”, “çekim yasası” gibi kavramlar.
Dolayısıyla gençlerin kafasında bazı soru işaretleri oluşması oldukça doğal.
Tartışmanın büyümesi
Programda yaşanan bu kısa diyalog sosyal medyada kısa sürede gündem oldu. Birçok kişi Hatipoğlu’nun sözlerini desteklerken, bazı kullanıcılar ise manifest kavramını savundu.
Bu da aslında toplumda iki farklı bakışın oluştuğunu gösteriyor. Bir tarafta dini öğretiler çerçevesinde düşünülmesi gerektiğini savunanlar, diğer tarafta ise modern kişisel gelişim akımlarına daha yakın duranlar.

YORUMLAR