Bir bayrama daha ulaşmanın huzuru içindeyiz. Sabahın erken saatlerinde camilerden yükselen tekbir sesleri, sokaklara yayılan telaş, çocukların heyecanı ve büyüklerin yüzündeki o tanıdık tebessüm… Kurban Bayramı, sadece dini bir ibadet değil; aynı zamanda birlik olmanın, paylaşmanın ve birbirimizi yeniden hatırlamanın en güçlü vesilesidir.
Modern hayatın hızlı temposunda çoğu zaman birbirimize ayıracak vakit bulamıyoruz. Aynı evin içinde bile telefon ekranlarına gömülüp sessizleşiyoruz. İşte bayramlar tam da bu yüzden kıymetli… Çünkü bayram, kapıyı çalıp “Nasılsın?” demektir. Uzak kalan kardeşi aramaktır. Küslükleri sonlandırmaktır. Bir çocuğun başını okşamak, yaşlı bir büyüğün elini öpmektir.
Kurban ibadetinin özünde de paylaşmak vardır. Sofrasına et girmeyen bir aileyi düşünmek, ihtiyaç sahibinin kapısını çalmak, “Ben tokken komşum aç kalmasın” anlayışını yaşatmaktır. Bayramı gerçek anlamda bayram yapan da budur zaten. Sadece kendi mutluluğumuzu değil, başkasının sevincini de çoğaltabilmek…
Elbette bugün trafikte olanlar, görev başında çalışanlar, memleket hasreti çekenler ve sevdiklerinden uzakta bayram geçirenler de var. Bazı evlerde kahkahalar yükselirken bazı evlerde eksik sandalyelerin hüznü hissediliyor. Hayatın gerçeği bu… Ama bayram, biraz da kaybettiklerimizi sevgiyle anma günüdür. Bir Fatiha’da, eski bir fotoğrafta, hatırlanan bir anıda yaşamaya devam eder insanlar.
Bu bayramda kırmadan konuşalım, acele etmeden dinleyelim. Büyüklerimizi ziyaret etmeyi, çocukları sevindirmeyi, yalnız kalan insanları hatırlamayı unutmayalım. Çünkü bazen bir telefon, bazen samimi bir “İyi bayramlar” cümlesi bile bir insanın gününü değiştirebilir.
Kurban Bayramı’nın ilk gününde gönüllerinizin huzurla dolduğu, sofralarınızın bereketlendiği, sevdiklerinizle sağlıklı ve mutlu anılar biriktirdiğiniz bir bayram diliyorum. Nice bayramlara…

YORUMLAR