Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Nail Tikit

Kime Güveneceğimizi Şaşırdık

Bir zamanlar dolandırıcılık denildiğinde insanların aklına kapıya gelen sahte tamirciler, telefonda kendisini polis olarak tanıtan kişiler ya da sokakta kurulan tuzaklar gelirdi. Şimdi ise dolandırıcılık cebimizin içine kadar girdi. Üstelik artık sahte olan şey sadece insanlar değil; internet siteleri, reklamlar, uygulamalar ve hatta devlet kurumlarının birebir kopyalanmış sayfaları bile karşımıza çıkıyor.

Denizli’de yaşayan genç bir kadının başına gelen olay, aslında hepimizin ne kadar büyük bir risk altında olduğunu gösteriyor. Sadece hastane randevusu almak isteyen bir insanın, birkaç dakika içinde binlerce lira dolandırılması artık sıradan bir haber haline geldi. Üstelik kandırılan kişi teknolojiye uzak biri de değil. Günlük internet kullanan, normal bir vatandaş. Demek ki mesele “dikkatsizlik” değil, dolandırıcılık yöntemlerinin artık profesyonel bir seviyeye ulaşması.

Bugün arama motorlarında en üstte çıkan her sonuca güvenemiyoruz. Çünkü dolandırıcılar reklam veriyor. İnsanların güven duyduğu devlet kurumlarının isimlerini kullanıyor. MHRS, e-Devlet, banka uygulamaları, kargo firmaları… Her şeyin sahtesi yapılabiliyor. İnsanlar da doğal olarak en üstte çıkan bağlantının gerçek olduğunu düşünüyor. Çünkü yıllardır bize öğretilen şey buydu: “İlk sıradaysa güvenlidir.”

Ama artık öyle değil.

Asıl korkutucu olan ise şu: İnsanlar artık internet ortamında sürekli bir tedirginlik yaşıyor. Bir linke tıklarken korkuyoruz. Telefona gelen mesaja şüpheyle bakıyoruz. Bankadan gelen aramaya bile inanamıyoruz. Gerçek ile sahtenin birbirine bu kadar karıştığı bir dönemde toplumun güven duygusu da ciddi şekilde zarar görüyor.

Elbette vatandaşın daha dikkatli olması gerekiyor. Site uzantılarını kontrol etmek, gelen kodları rastgele paylaşmamak, sponsorlu reklamlara karşı temkinli davranmak artık dijital çağın temel kuralları haline geldi. Ancak burada bütün yükü vatandaşa yüklemek de doğru değil. Çünkü bu sahte sitelerin reklam verebilmesi, insanların karşısına kolayca çıkabilmesi ve saatlerce yayında kalabilmesi ciddi bir güvenlik sorunu olduğunu gösteriyor.

Bir başka dikkat çekici nokta ise mağduriyet yaşandıktan sonraki süreç. İnsanlar dolandırıldığını fark ettiği anda bankayı arıyor, kartını kapattırıyor ama çoğu zaman “işlem gerçekleştiği için” ya da “provizyonda olduğu için” çözüm bulamıyor. Vatandaş hem parasını kaybediyor hem de kendisini çaresiz hissediyor.

Dijital dünya hayatı kolaylaştırırken aynı zamanda görünmez bir tehlike ağı da oluşturdu. Artık kapımızı çalan dolandırıcılardan değil, telefonumuzdaki küçük bir bağlantıdan korkar hale geldik. İşte tam da bu yüzden bugün toplumun en büyük problemlerinden biri yalnızca ekonomik kriz değil; güven krizi.

Çünkü gerçekten kime güveneceğimizi şaşırdık.

 

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

7 + 1 = ?

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER

Reklamı Geç