Halk arasında "deli otu" olarak bilinen Hyoscyamus niger, doğada masum bir yabani bitki gibi görünse de içerdiği zehirli maddelerle ciddi bir sağlık tehdidi oluşturuyor. Tarla kenarlarında ve boş arazilerde kendiliğinden yetişen bu bitki, tarihi boyunca hem tedavi hem de büyü amaçlı kullanılsa da, günümüzde daha çok zehir etkileriyle gündeme geliyor.
- Halüsinasyonlar,
- Düşünce bozuklukları,
- Aşırı ajitasyon veya uyuşukluk,
- Bayılma ve bilinç kaybı gibi belirtilerle kendini gösterir.
Türkiye’nin hemen her bölgesinde görülebilen deli otu;
- Tarla kenarlarında,
- Boş arazilerde,
- Yol kıyılarında,
- Taşlık ve otluk alanlarda yaygın olarak yetişir. Yaprakları tüylü, çiçekleri ise genellikle sarımsı ve mor damarlıdır. Görüntüsü dikkat çekici olsa da dokunmak dahi risklidir.
Balıkesir genelinde deli otu;
- Tarla ve bağ kenarlarında,
- Boş arazilerde,
- Yol ve orman yolları kıyılarında,
- Terk edilmiş köy bahçelerinde,
- Taşlık, güneşli yamaçlarda kendiliğinden yetişmektedir.
- Savaştepe, Sındırgı ve Dursunbey gibi kırsal alanı yoğun olan ilçelerde
- Bigadiç ve Kepsut’ta tarımsal üretimin yapıldığı bölgelerin kenarlarında
- İvrindi ve Balya civarındaki otlak ve boş arazilerde
- Burhaniye, Edremit, Havran gibi Ege kıyısındaki alanlarda ise dağlık bölgelerde yer yer rastlanabilir
- Bu bitkiyi özellikle ilkbahar ve yaz aylarında, çiçeklenme döneminde tanımak daha kolaydır.
- Tüylerle kaplı yaprakları ve mor damarlı sarı çiçekleri ile dikkat çeker.
- Görüldüğü yerlerde temastan kaçınılmalı, özellikle çocukların ve hayvanların uzak tutulması sağlanmalıdır.