Lüks yatlar ve pahalı tekne turlarına gerek kalmadan Göcek’in eşsiz güzellikleriyle buluşmak artık mümkün. Karadan kolayca ulaşılabilen bu üç koy, doğayla baş başa tatil yapmak isteyenler için adeta tropik bir rüya sunuyor.
Ayten Koyu’nun en çarpıcı özelliği, tesis bulunmaması sayesinde doğallığını koruması. Sığdan derinleşen cam gibi berrak denizi çocuklu aileler için güvenli bir yüzme alanı sunarken, şnorkelle su altı dünyasını keşfetmek isteyenler için de ideal. Ancak gelenlerin yiyecek, içecek, şemsiye ve su gibi temel ihtiyaçlarını yanlarında getirmesi şart. Sessizliğin hâkim olduğu koy, sabah erken saatlerde tam anlamıyla büyüleyici bir atmosfere bürünüyor.
Yumuşacık kumsalı, sığ ve ılık denizi ile özellikle çocuklu ailelerin tercih ettiği koyda, duş, tuvalet, piknik masaları ve bir kafe de mevcut. Yoğun hafta sonu kalabalığından uzak durmak isteyenler için en ideal zaman ise hafta içi sabah saatleri. Üst kısımdaki patikalar ise kısa doğa yürüyüşleri ve gün batımı manzaralarıyla adeta birer fotoğraf cennetine dönüşüyor.
Derin ve berrak suları sayesinde yüzme bilenler için oldukça keyifli bir deneyim sunan koyda; restoran, duş, tuvalet ve şezlong kiralama gibi olanaklar mevcut. Sessizlik arayanlar için de oldukça ideal olan Sarsala, çevresindeki minik koylara açılan patikaları ve su altı canlılığı ile şnorkelle yüzme tutkunları için benzersiz bir alan sunuyor.
Eğer siz de bu yaz kalabalık otel havuzlarından uzak durmak, sabah kuş sesleriyle uyanmak ve masmavi sularda yüzmek istiyorsanız, yönünüzü Göcek’in bu üç saklı cennetine çevirin. Sadece temel ihtiyaçlarınızı alın, doğanın sizi iyileştirmesine izin verin. Tekneye binmeden de Ege’de tropik bir rüya yaşamak mümkün.
Havva ERTÜRK