Bodrum Yarımadası onlarca koy ve sahiliyle ünlü olsa da bazı noktalar yalnızca tekneyle ulaşıldığı için bakirliğini korumayı başarıyor. Akvaryum Koyu, halk arasında bilinen adıyla Adaboğazı, işte bu nadir yerlerden biri. Karadan hiçbir yol inmiyor; buraya varmanın tek yolu Bodrum, Bitez, Gümbet veya Turgutreis’ten kalkan günübirlik teknelere binmek.
Tekne koya girdiğinde suyun rengindeki değişim herkesi büyülüyor. Dışarıda koyu mavi olan deniz, içeride bir anda turkuaza dönüyor. Cam gibi parlaklığıyla bu manzara, tatilcilerin hafızasında ömür boyu kalıyor.
“Akvaryum” Adını Hak Eden BerraklıkKoyun “Akvaryum” olarak anılmasının en büyük nedeni suyun şeffaflığı. Sabahın ilk ışıklarında demir atan teknelerden bakıldığında dipteki taşlar, yosunlar, küçük mercan yapıları ve rengârenk balık sürüleri çıplak gözle seçilebiliyor. Görünürlük öylesine yüksek ki, denizin birkaç metre altındaki canlılık sanki bir camın arkasından izleniyormuş gibi net görünüyor.
Akvaryum Koyu, iki kara parçasının arasında yer aldığı için adeta bir doğal havuz görünümünde. Açık denizden gelen rüzgâr ve dalgaların içeri girmemesi sayesinde yüzeyi neredeyse her zaman sakin kalıyor. Bu da çocuklu aileler ve iyi yüzme bilmeyenler için güvenli bir alan yaratıyor. Sabah saatlerinde deniz adeta çarşaf gibi; öğleye doğru rüzgâr artsa bile berraklık asla bozulmuyor.
Sabahın İlk Molası En KeyiflisiGünübirlik tekne turlarının en özel duraklarından biri olan Akvaryum Koyu, sabah saatlerinde bambaşka bir güzelliğe bürünüyor. O saatlerde balık sürüleri kıyıya daha yakın oluyor, denizaltındaki renkler çok daha canlı görünüyor. Sessizliği ve huzuru sevenler için en doğru zaman işte bu sabah molaları.
Şnorkelle Sualtında Renkli Bir DünyaKoya gelenlerin en çok yaptığı aktivitelerden biri de şnorkel dalışı. Çıplak gözle bile net görülebilen sualtı, maske ve şnorkelle çok daha büyüleyici hale geliyor. Kayalıkların arasından çıkan balık sürüleri, yosunların arasında gizlenen yengeçler ve deniz çayırları arasında dolaşan rengârenk canlılar tatilcilere unutulmaz anlar yaşatıyor. Şanslı olanlar ise kayaların gölgesinde bir ahtapotla karşılaşabiliyor.
Akvaryum Koyu’na ulaşım yalnızca tekne turlarıyla sağlanıyor. Genellikle 5–6 farklı koyda mola veren bu turların en özel durağı her zaman Akvaryum oluyor. Sezona göre değişse de fiyatlar makul seviyede ve çoğu teknede öğle yemeği fiyata dahil. Burada geçirilen en az bir saatlik mola, yüzmek, şnorkel yapmak ve fotoğraf çekmek için fazlasıyla yeterli.
Gün Batımında Masalsı Bir ManzaraTekneler akşamüstü koydan ayrılırken güneşin altın yansımaları suya düşüyor. Turkuazın üzerine düşen kızıllık ve kayalıkların gölgeleri tablo gibi bir manzara oluşturuyor. Gün batımında Akvaryum Koyu’ndan ayrılmak her ne kadar zor olsa da, geriye hafızalara kazınacak kareler kalıyor.
Bodrum’un Saklı CennetiNe işletme gürültüsüne boğulan beach club’lara ne de kıyıdan ulaşabileceğin plajlara benziyor. Akvaryum Koyu, yalnızca tekneyle ulaşılabilen, berraklığıyla büyüleyen, doğallığıyla sakinlik sunan bir doğa harikası. Burada geçirilen birkaç saat bile bütün bir tatilin en özel anısı olarak kalıyor.
Havva ERTÜRK