Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Nail Tikit

Bir Yağmurluğa Sığan Merhamet

Bazı görüntüler vardır… Dakikalarca izlersiniz, sonra unutursunuz.
Bazılarıysa birkaç saniyelik bir kareyle insanın içine işler. Yozgat’ta 13 yaşındaki bir çobanın yaptığı küçücük bir hareket de işte tam olarak böyleydi. Yağmur altında kendi ıslanmayı göze alıp yağmurluğunu eşeğine veren bir çocuk… Belki dünyayı değiştirmedi ama insanlığın hâlâ kaybolmadığını hepimize yeniden hatırlattı.

Bugün insanların birbirine tahammülünün azaldığı, merhametin çoğu zaman zayıflık sayıldığı bir çağda yaşıyoruz. Sokakta aç kalan hayvanı görmeyenler, yaşlıyı duymayanlar, doğayı hoyratça tüketenler arasında küçücük bir çocuğun “Ben eve gidince kurulanırım ama o kurulanamaz” cümlesi, belki de günlerdir duyduğumuz en büyük insanlık dersi oldu.

Vefa sadece insana gösterilmez. Sadakat sadece sözle olmaz. Merhamet; dili olmayanı anlayabilmektir. Bir canın üşümesini kendi üşümenden daha önemli görebilmektir. İşte Alperen’in yaptığı tam olarak buydu. O, eşeğine sadece bir yağmurluk vermedi. Ona değer verdiğini gösterdi. “Sen bana emanetsin” dedi sessizce.

Belki çoğumuz o yaşlarda oyuncak peşindeydik, tablet istiyorduk, oyun konuşuyorduk. Ama Anadolu’nun bir köşesinde bir çocuk, yağmurun ortasında hayvanının hasta olmaması için ateş yakıyordu. Çünkü o hayvanı bir yük değil, bir yol arkadaşı olarak görüyordu.

Bu olay bana eski zamanları hatırlattı. Eskiden insanlar kapısının önüne kuşlar için su bırakırdı. Kışın sokak hayvanları aç kalmasın diye ekmek parçalanırdı. Atına, eşeğine, ineğine “mal” değil, “emanet” gözüyle bakılırdı. Çünkü bu toprakların mayasında vicdan vardı. Şimdi modernleştik ama galiba biraz da eksildik.

Alperen’in görüntüsü sosyal medyada milyonlara ulaştı. İnsanlar o çocuğun davranışını konuştu. Çünkü herkes aslında iyiliğe aç. Herkes biraz vicdan görmek istiyor. Kötü haberlerin, şiddetin, öfkenin arasında böyle bir görüntü insanın içini yumuşatıyor.

Ve belki de en önemlisi şu:
Merhamet öğrenilen değil, hissedilen bir şeydir.

13 yaşındaki bir çocuk bunu başarabiliyorsa, koskoca insanlar neden başaramasın?

Bugün dönüp kendimize şunu sormalıyız:
Biz en son ne zaman bir canın derdini kendi derdimiz gibi hissettik?

Çünkü insanı gerçekten insan yapan şey; gücü değil, vicdanıdır.

 

 

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

6 + 8 = ?

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER

Reklamı Geç