Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Nail Tikit

Bir Tüyün Hafızası: Angora Tavşanı

Bazı canlılar vardır; doğaya ait olmaktan çok, insanın ruhuna ait gibidir. Angora tavşanı tam olarak öyle. Onu ilk gördüğünüzde “ne kadar sevimli” dersiniz ama biraz durup baktığınızda mesele sevimlilikten çıkar. O tüylerin içinde bir sabır, bir sessizlik, hatta bir hafıza vardır.

Angora tavşanı acele etmez. Koşmaz, telaşlanmaz, dünyayla kavga etmez. Sanki bize sürekli şunu hatırlatır: Yavaşlamak mümkündür. Günün ortasında durup nefes almak, bir köşeye çekilip sadece var olmak hâlâ bir seçenektir.

Bu tavşanın tüyleri meşhurdur. Yumuşaktır, hafiftir, dokunduğunuzda sanki elinizden kayıp gider. Ama işte tam da burada bir çelişki başlar. Çünkü bu yumuşaklığın ardında ciddi bir emek, düzenli bakım ve sorumluluk vardır. Angora tavşanı, “güzel olan zahmetsizdir” yalanını yüzünüze çarpan canlılardan biridir. Güzellik ilgi ister. Sessiz canlılar daha çok ilgi ister.

Angora, insana bağlanır ama bağımlı değildir. Yanınıza gelir, sizi tanır, sesinizi ayırt eder ama her an kucağa atlamaz. Bu hâliyle bana hep şunu düşündürür: Sevgi illa sahip olmak değildir. Yan yana durabilmek de yeterlidir bazen.

Bir de Angora tavşanına bakarken insan ister istemez kendini sorguluyor. Biz neden bu kadar gürültülüyüz? Neden her şeyi hızla tüketiyor, hızla sıkılıyor, hızla vazgeçiyoruz? Angora tavşanıysa aynı köşede saatlerce durabilir. Aynı sakinliği bozmadan günler geçirebilir. Hayat onun için bir yarış değil, bir ritimdir.

Belki de bu yüzden Angora tavşanı sadece bir hayvan değildir. Bir hatırlatmadır. Daha azla yetinmenin, yavaşlamanın, sessiz kalabilmenin mümkün olduğuna dair küçük ama güçlü bir işaret.

Bugün dünyada her şey bağırırken, Angora tavşanı fısıldar.
Ve bazen insanın gerçekten ihtiyacı olan tek şey de budur.

 

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

5 + 4 = ?

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER