Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Nail Tikit

Bir Meydan, Bir Utanç Hikâyesi

Bir şehrin kalbi meydanlarda atar. İnsanlar orada karşılaşır, selamlaşır, hayatın yükünü bir nebze olsun hafifletir. Ama bazen o meydanlar, insanlığın en karanlık yüzüne de sahne olur. Bursa’da yaşanan olay, tam da böyle bir tabloyu gözler önüne serdi. Geçimini şemsiye satarak sağlayan engelli bir vatandaşın, bir grup tarafından darp edilmesi sadece bir asayiş meselesi değil; bu, toplumun aynaya bakması gereken bir vicdan meselesidir.

Bir tartışmanın böylesine hızlı şekilde şiddete dönüşmesi artık ne yazık ki şaşırtmıyor. Asıl düşündüren ise hedefin kim olduğu. Savunmasız bir insanın, üstelik engelli bir vatandaşın bu denli kolay hedef haline gelmesi, içimizi sızlatması gereken en önemli detay. Çünkü mesele sadece atılan tekmeler, savrulan tokatlar değil; mesele, o an orada bulunan insanlığın sınavıdır.

Olay anında çevrede bulunan vatandaşların müdahale etmesi elbette umut verici. Demek ki hâlâ iyi insanlar var, hâlâ “dur” diyebilenler var. Ama yine de şu soruyu sormadan edemiyoruz: Neden bu noktaya geliyoruz? Neden bir tartışmayı konuşarak çözemiyoruz da şiddeti bir araç olarak görüyoruz?

Cep telefonu kameralarına yansıyan görüntüler, artık hayatımızın bir parçası. Her olay kayıt altına alınıyor, her an sosyal medyada dolaşıma giriyor. Ancak görüntülerin yayılması, yaşananın ağırlığını hafifletmiyor. Aksine, toplum olarak neye dönüştüğümüzü daha çıplak bir şekilde ortaya koyuyor. Bir insanın çaresizliği karşısında gösterilen o öfke, aslında hepimize dair bir şeyler söylüyor.

Yetkililerin olayla ilgili inceleme başlatması elbette önemli. Hukuk, gerekeni yapacaktır. Ama bu tür olayların önüne sadece cezalarla geçmek mümkün mü? Asıl ihtiyaç olan şey, çocukluktan itibaren verilen değerler, empati duygusu ve toplumsal bilinçtir. Bir insanın karşısındakini incitmeden yaşayabilmesi, eğitimle ve kültürle mümkündür.

Bugün Bursa’da yaşanan bu olay, yarın başka bir şehirde, başka bir meydanda karşımıza çıkmasın istiyorsak, önce kendi içimize dönmeliyiz. Çünkü şiddet, sadece onu uygulayanın değil; ona sessiz kalanların da sorumluluğudur.

Mesele basit değil. Bir insanın onurunun, emeğinin ve yaşam mücadelesinin ortasında yere serilmesi, hepimizin ortak utancıdır. Ve bu utanç, ancak gerçekten ders çıkarırsak anlamlı hale gelir.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

2 + 8 = ?

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER