Her yıl onlarca kişi, doğadan topladığı zehirli mantarları tükettiği için hastanelik oluyor. “Yıllardır aynı mantarı topluyoruz, bize bir şey olmadı” veya “Yeterince pişirilirse zehri gider” gibi yanlış inanışlar, ne yazık ki ciddi zehirlenmelere neden olabiliyor.
T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı, vatandaşları bu konuda sık sık uyararak, bilinmeyen hiçbir mantarın tüketilmemesi gerektiğini vurguluyor.Ülkemizin farklı bölgelerinde görülen bazı mantar türleri oldukça tehlikeli toksinler içeriyor. İşte en yaygın zehirli mantarlardan bazıları:
Köygöçüren (Amanita phalloides)Zehirli mantarların en ölümcüllerinden biridir. Şapkası zeytin yeşili, kahverengi veya sarımsı olabilir. Beyaz renkteki lamelleri serbest durur ve şapka altında sarımsı bir halka bulunur. Az bir miktarı bile karaciğer yetmezliğine yol açabilir.
Kahverengi-sarımsı renkte olup şapkasının kenarları içe kıvrıktır. Altındaki lameller dokunulduğunda kahverengiye döner. Görünüşü zararsız gibi olsa da ciddi toksinler taşır.
Gri veya beyaz şapkasıyla dikkat çeker. Gövdesi ve şapka altı kırmızımsı tondadır. Kesildiğinde mavileşen bu mantar, güçlü mide bulantısı ve kusma ile başlayan ağır zehirlenmelere yol açar.
Kırmızı şapka üzerindeki beyaz benekleriyle masallardan tanıdığımız bu mantar, aslında oldukça zehirlidir. Halüsinasyon, mide bulantısı ve sinir sistemi bozukluklarıyla kendini gösterir.
Sinek mantarına benzer ancak daha kahverengi tonlardadır. Üzerinde beyaz benekler bulunur. Görsel benzerliği nedeniyle karıştırılma riski yüksektir.
Mantar zehirlenmesi belirtileri genellikle birkaç saat içinde ortaya çıkar. Bulantı, kusma, karın ağrısı, ishal, baş dönmesi ve terleme gibi semptomlar görülebilir.
T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı, zehirlenme şüphesinde şu adımların izlenmesini öneriyor:
- Derhal 112 Acil Yardım hattını arayın.
- En yakın sağlık kuruluşuna başvurun.
- Eğer varsa, yediğiniz mantardan kalan örneği yanınıza alarak doktora götürün.
ü