Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Melih Kadir Efe

Bayramın Kokusu: Kavurma, Mangal ve Özlenen Sofralar

Kurban Bayramı denince herkesin aklına farklı bir şey gelir. Kiminin aklına çocukluğunda aldığı bayram harçlığı gelir, kiminin aklına yeni kıyafetler, kiminin de kilometrelerce öteden gelen akraba ziyaretleri…

Ama kabul edelim ki bizim memlekette Kurban Bayramı denince ilk akla gelen şeylerden biri de kavurmadır.

Daha bayram sabahı güneş yeni doğarken mahalleyi saran o koku, aslında bayramın başladığını ilan eden görünmez bir davul gibidir. Evlerin mutfaklarından yükselen kavurma kokusu, mangal dumanına karışır. Balkonlarda telaş başlar. Bir yanda çay demlenir, diğer yanda etler hazırlanır.

Kurban Bayramı biraz da mangal bayramıdır.

Normal günlerde apartman toplantılarında mangaldan şikâyet eden komşular bile o gün ses çıkarmaz. Çünkü bilirler ki o koku sadece et kokusu değildir; paylaşmanın, bereketin ve birlikteliğin kokusudur.

Bayram denince akla sadece sofralar da gelmez elbette.

Bayram sabahı erkenden kalkıp mezarlığa gitmek gelir. Büyüklerin ellerini öpmek gelir. Çocukların kapı kapı dolaşıp şeker toplaması gelir. Uzun zamandır görüşemeyen akrabaların aynı masada buluşması gelir.

Teknolojinin hayatımızın merkezine yerleştiği bugünlerde bile bayramlar hâlâ insanları bir araya getirmeyi başarıyor. Yıl boyunca sadece telefon ekranlarından görüştüğümüz insanlar, bayram vesilesiyle aynı sofranın etrafında toplanıyor. Belki de bayramların en güzel tarafı bu.

Eskiden bayram ziyaretleri günler sürerdi. Şimdi çoğu zaman birkaç saat içinde tamamlanıyor. Eskiden çocuklar harçlıklarını sayarak uyurdu. Şimdi ise bayram mesajları birkaç saniyede yüzlerce kişiye ulaşıyor. Zaman değişiyor ama bayramın özü değişmiyor.

Çünkü bayram; paylaşmaktır.

Bayram; kapıyı çalan misafire “Hoş geldin” diyebilmektir.

Bayram; komşunun tabağına kavurma koyabilmektir.

Bayram; kırgınlıkları bir kenara bırakıp yeniden selam verebilmektir.

Belki de bu yüzden Kurban Bayramı denince aklımıza önce kavurma geliyor. Çünkü o kavurma sadece bir yemek değil; paylaşmanın sembolü.

Dumanı tüten mangallar, kalabalık sofralar, çocuk sesleri, bayram kahkahaları…

Aslında bayram dediğimiz şey tam da bunların toplamı.

Bu bayramda da sofralar bereketli, gönüller huzurlu, muhabbetler uzun olsun.

Kavurmanın kokusu mahalleyi sarsın ama en çok da bayramın ruhu evlerimizi sarsın. Bayramımız bayram olsun.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

5 + 8 = ?

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER

Reklamı Geç