Son günlerde açıklanan veriler, doğanın bize bir kez daha nefes aldırdığını gösteriyor. Balıkesir Su ve Kanalizasyon İdaresi tarafından paylaşılan 7 Nisan 2026 tarihli ölçümlere göre, İkizcetepeler Barajı ve Gönen Yenice Barajı doluluk oranlarında dikkat çeken bir artış yaşandı. Özellikle Gönen Yenice Barajı’nın yüzde 102’yi aşması, sadece bir rakam değil; aslında doğanın verdiği güçlü bir mesaj.
Yağmur yağdı, barajlar doldu… Peki biz ne öğrendik?
Uzun süredir kuraklık, azalan su kaynakları ve düşen doluluk oranları konuşulurken, bir anda gelen yağışlarla tablo tersine döndü. İkizcetepeler’de yüzde 76 seviyesine ulaşan doluluk, Yenice’de kapasiteyi aşan su miktarı… İlk bakışta sevindirici. Hatta yaz ayları öncesinde “rahat bir nefes” dedirten bir gelişme.
Ama asıl soru şu: Bu rahatlama bizi rehavete mi sürükleyecek?
Çünkü bu coğrafya artık eski iklim dengelerine sahip değil. Bir yıl kuraklıkla mücadele ederken, diğer yıl ani ve yoğun yağışlarla karşı karşıya kalıyoruz. Bu dalgalanma, bize tek bir şeyi anlatıyor: Su artık sınırsız bir kaynak değil.
Barajların dolu olması, musluklarımızdan akan suyun sonsuza kadar süreceği anlamına gelmiyor.
Gönen Yenice Barajı’nın yüzde 100’ü aşması, elbette umut verici. Ancak aynı zamanda ciddi bir yönetim sorumluluğunu da beraberinde getiriyor. Çünkü fazla suyu yönetmek de en az suyu korumak kadar kritik bir mesele. Taşkın riski, kontrol mekanizmaları ve planlama… Hepsi bu tablonun görünmeyen tarafı.
Öte yandan İkizcetepeler’deki yükseliş, şehrin içme suyu açısından elini güçlendiriyor. Ama bu güç, bilinçsiz kullanım karşısında hızla eriyebilir. Daha önce defalarca yaşandı: Dolan barajlar, birkaç ay içinde yeniden alarm vermeye başladı.
Demek ki mesele sadece yağmur değil.
Mesele, alışkanlık.
Musluğu açık bırakmak, gereksiz su tüketmek, tarımda bilinçsiz sulama yapmak… Bunların her biri, dolu barajların aslında ne kadar kırılgan olduğunu gösteriyor. Çünkü suyu tüketmek saniyeler sürerken, yerine koymak aylar hatta yıllar alıyor.
Yetkililerin yaptığı tasarruf uyarıları bu yüzden sıradan bir hatırlatma değil, hayati bir çağrı. Çünkü bugün dolu olan barajlar, yarın aynı seviyede kalacak diye bir garanti yok.
Belki de bu tabloyu sadece “iyi haber” olarak okumamak gerekiyor.
Bu tablo, aslında bir fırsat.
Su kaynaklarının toparlandığı bu dönemde, daha güçlü bir su yönetimi, daha bilinçli bir toplum ve daha sürdürülebilir bir gelecek için adım atma fırsatı. Çünkü gerçek başarı, barajların dolması değil; o suyu doğru kullanabilmek.

YORUMLAR