Bu soru artık sadece bir hava durumu merakı değil. Uzayan kış günlerinde, gri gökyüzüne bakarken içten içe büyüyen bir özlemin ifadesi. Çünkü kar, bu şehir için yalnızca bir doğa olayı değil; geçmişin, yavaşlamanın ve hatırlamanın sembolü.
Eskiden kar yağacağı zaman Balıkesir’in ritmi değişirdi. Sokaklar sessizleşir, insanlar pencerelere yaklaşır, şehir kısa bir süreliğine kendi içine dönerdi. Kar, aceleyi durdurur; hayatı biraz ağırlaştırırdı. Bugün ise kış takvimde var ama sokaklarda eksik. Soğuk var, beyaz yok.
Kar yağmadığında sadece doğa değil, duygular da eksik kalıyor. Çocukluğun saf heyecanı, sabah uyanınca perdeleri aralama alışkanlığı, çatılarda biriken sessizlik… Bunların hepsi karla tamamlanan anılar. Şimdi o anılar, gökyüzünden düşecek tek bir taneyi bekliyor.
Meteoroloji verileri, haritalar, tahminler her gün değişiyor. Ama şehirde değişmeyen bir şey var: Bekleyiş. Karın ne zaman geleceği bilinmiyor belki, ama bu özlemin neden bu kadar derin olduğu çok açık. Çünkü kar, Balıkesir’de sadece yolları değil; hatıraları da beyaza boyuyor.
Belki bu kış da kar geç kalacak. Belki yine birkaç serpiştirmeyle yetinilecek. Ama yine de herkes biliyor ki bu şehir, bir gün mutlaka beyaza uyanacak. Ve o gün geldiğinde, sadece sokaklar değil; içimiz de hafifleyecek.

YORUMLAR