MHP Genel Başkanı Bahçeli, Türkiye’nin hem sınır güvenliği hem de bölgesel istikrar adına attığı adımlar hız kazandıkça, huzur ortamından rahatsız olan çevrelerin provokasyonlarını artırdığını belirtti. Açıklamasında, terör örgütlerini stratejik araç olarak kullanan bazı dış odakların Türkiye’nin güvenlik politikalarından ciddi şekilde rahatsızlık duyduğunu ifade etti.
“Provokasyonlar tehlikeli boyuta ulaştı”
Bahçeli, “Terörsüz Türkiye” ve “Terörsüz Bölge” hedeflerinin ilerlemesiyle birlikte husumet cephesinin harekete geçtiğini savunarak, Anadolu’dan Ortadoğu ve Afrika’ya kadar uzanan geniş bir coğrafyada kaos planları yapıldığını söyledi. Devlet dışı örgütlerin ve bölücü yapıların bilinçli şekilde kışkırtıldığını dile getiren Bahçeli, bu sürecin Türkiye’yi istikrarsızlaştırmaya dönük bir proje olduğunu vurguladı.
Nusaybin’deki olaylara sert tepki
Bahçeli, Nusaybin’de sınır hattında yaşanan ve Türk bayrağının indirilmesiyle sonuçlanan saldırıyı “bugüne kadar görülen en ağır provokasyon” olarak tanımladı. Söz konusu olayın tesadüf olmadığını savunan Bahçeli, DEM Parti’nin Nusaybin’de gerçekleştirdiği grup toplantısına dikkat çekti.
“Grup toplantısını Nusaybin’de yapan DEM Parti ve konuşma yapan eşbaşkanlar, yaşanan bayrak provokasyonunun birinci derecede sorumlusudur” diyen Bahçeli, özellikle eşbaşkanlardan gelen açıklamaların ortamı daha da gerdiğini ifade etti.

“DEM Parti karar vermeli”
MHP lideri, DEM Parti’nin net bir tutum ortaya koyması gerektiğini belirterek şu soruları yöneltti:
- Terör örgütlerinin karşısında mı, yanında mı duracak?
- Şiddet ve silah siyasetini mi, yoksa demokratik siyaseti mi seçecek?
- Milli birlik ve bütünlüğü zedeleyen söylemleri sürdürecek mi, yoksa Türkiye partisi olma iradesi mi gösterecek?
Bahçeli, Kürt vatandaşların yalan ve mesnetsiz iddialarla provoke edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, bu tür girişimlerin milli bütünlüğe zarar verdiğini dile getirdi.
“Bayrak saldırısı istihbarat operasyonudur”
Nusaybin–Kamışlı hattında yaşanan bayrak olayının arkasında kapalı devre işleyen bir istihbarat faaliyeti bulunduğunu öne süren Bahçeli, saldırının Siyonist ve emperyalist bir senaryonun parçası olduğunu savundu. Türk bayrağının bağımsızlığın, şehitlerin ve milli egemenliğin sembolü olduğunu hatırlatan Bahçeli, bu değere uzanan ellerin ve arkasındaki odakların en ağır şekilde cezalandırılması gerektiğini söyledi.
“Herkes aklını başına almalı”
Bahçeli, olayın hafife alınamayacağını vurgulayarak, milli onur ve değerlerin tartışma konusu yapılamayacağını belirtti. Provokasyonlara karşı uyanık olunması gerektiğini ifade eden Bahçeli, “Terörsüz Türkiye” hedefine taviz vermeden ilerlenmesi gerektiğini, ancak bu süreçte milli hassasiyetlerin de kararlılıkla korunacağını söyledi.
Açıklamasının sonunda SDG/YPG yapılanmasının bir terör örgütü olduğunu yineleyen Bahçeli, Fırat’ın doğusu ve batısının terörden tamamen temizlenmesi gerektiğini belirterek, “O gün bugündür” ifadeleriyle mesajını noktaladı.
HABER MERKEZİ
