ABD’nin Suudi Arabistan’a F-35 satma kararı, Türkiye’nin tekrar programa dahil edilip edilmeyeceği konusunu gündemin üst sıralarına taşıdı. Trump döneminde Suudi Arabistan “kilit müttefik” olarak öne çıkarılmıştı ancak 48 adet F-35’in hepsinin satılıp satılmayacağı hâlâ netleşmiş değil.

Türkiye’nin Teknoloji Talebi Krizi Derinleştirdi
Haberde, Türkiye ile ABD arasında gerçekleştirilen Patriot görüşmelerinde Ankara’nın “kaynak kodu ve teknoloji transferi” talep ettiğinin altı çiziliyor. Bu talep karşılık bulmayınca Türkiye, 2017 yılında Rusya’dan S-400 hava savunma sistemi alma kararını kesinleştirdi.
ABD ise bu tercihin ardından 2019’da Türkiye’yi F-35 programından tamamen çıkardı. Washington, S-400 sisteminin radar kabiliyetlerinin F-35 uçaklarına yönelik istihbarat riski oluşturduğunu savunuyor.

F-35’e Dönüş İçin Şartlar Net
Analizde, ABD Kongresi’nin 2020 Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasası’na (NDAA) atıf yapılarak Türkiye’nin F-35’e yeniden dönebilmesi için S-400 sisteminden tamamen vazgeçmesi ve ileride bu sistemi tekrar edinmeyeceğine dair garanti vermesi gerektiği vurgulanıyor.

Suudi Arabistan–Çin Yakınlaşması ABD’yi Endişelendiriyor
Öte yandan Suudi Arabistan’ın Çin ile savunma teknolojisi alanında giderek artan iş birliği, ABD açısından stratejik bir risk olarak değerlendiriliyor. Fakat bu yakınlaşmanın Türkiye’ye karşı gösterildiği sert tepkiyi görmemesi, analizde “çifte standart” olarak yorumlanmış.

Çifte Standart Tartışması Büyüyor
Türkiye’nin Rusya ile savunma alanındaki temasları F-35 programına dönüş için engel kabul edilirken, Suudi Arabistan’ın Çin ile yaptığı iş birliklerinin aynı kararlılıkla gündeme taşınmaması, ABD’nin tutumu açısından ikircikli bir tavır olarak değerlendiriliyor.

HABER MERKEZİ
