Ticaret ve alışverişte helal kazancın gözetilmesi, dürüstlükten ayrılmamak, haksız rekabetten kaçınmak, sözleşmelere bağlı kalmak ve kul hakkına dikkat etmek gerektiği ifade edildi.
Ticarette dürüstlük ve helal kazanç vurgusuCuma hutbesinde ticaret hayatının yalnızca maddi kazançtan ibaret olmadığına dikkat çekildi. Dini, insani ve vicdani değerlerin ticarette belirleyici olması gerektiği belirtilirken, malın kusurunu gizlemek, insanları yanıltmak ve gerçeği çarpıtmak konusunda uyarılarda bulunuldu.
Peygamber Efendimizin, “Bizi aldatan bizden değildir!” hadisinin hatırlatıldığı hutbede; aldatmanın kurnazlık, kandırmanın ise başarı olarak görülmemesi gerektiğinin altı çizildi. Ahîlik kültürünün önemi anlatıldıHutbede Türk-İslam medeniyetinin önemli geleneklerinden biri olan Ahîlik teşkilatına da geniş yer verildi. Ahîliğin ticaret, zanaat ve ustalığı ahlak, kanaat ve insan yetiştirme anlayışıyla buluşturduğu belirtilirken esnaf ile müşteri arasında güven ve kardeşlik bağı oluşturduğu vurgulandı.
“Halka hizmet, Hakk’a hizmettir!” ve “Eline, beline, diline sahip ol!” anlayışlarının geçmişten günümüze taşınması gerektiği kaydedildi.
Stokçuluk, faiz ve rüşvete karşı uyarı18 Eylül 2026 Cuma hutbesinde esnaf ve tüccarlara yönelik önemli uyarılar da yer aldı. Rüşvet, faiz, karaborsacılık ve stokçuluk gibi gayrimeşru kazanç yollarından uzak durulması istendi.
Ölçü ve tartıda hile yapılmaması gerektiğine dikkat çekilirken, Mutaffifîn Suresi’nin ilk ayetleri hatırlatıldı.
Resûl-i Ekrem (s.a.s)’in doğumunu, “Peygamberimiz ve Güzel Ahlak” temasıyla kutladığımız şu günlerde; onun gibi etrafına güven veren, elinden ve dilinden emin olunan bir insan olmamızın gerekliliğini toplumumuzla paylaşmaya gayret gösteriyoruz. Peygamber Efendimiz (s.a.s) ile özdeşleşen güvenilir ve emin olma erdemini yansıtmamız gereken alanlardan biri de ticaretimizdir.
Aziz Müminler!Öncelikle şu hususu ifade edelim ki; hayatımızın her alanına yön veren ilahi ve nebevi ilkeler, ticaretimizde de bizlere rehberlik etmektedir. Dini, insani ve vicdani olan bu ilkeler; helal kazancın peşinden gitmek, dürüst ve güvenilir olmak, haksız rekabetten kaçınmak, adaleti, doğruluk ve dürüstlüğü ticarette hâkim kılmak, sözleşmelere riayet etmek gibi değerlerdir.
Kıymetli Müslümanlar!Alicenap milletimiz; dinimizden, medeniyet ve örfümüzden aldığı ilhamla, Ahîlik gibi bir teşkilatı ihdas etmiştir. Bu teşkilat ile ticaret, zanaat ve ustalığı; ahlak, kanaat ve hayırlı insan yetiştirme anlayışıyla bir araya getirmiş, esnaf ve müşteri arasında kardeşlik köprüsü kurmuştur. Hatta kurduğu bu kardeşlik köprüsü öyle bir hal almıştır ki; nice insanın İslam’la şereflenmesine ve nice beldenin kılıçsız fethedilmesine zemin hazırlamıştır.
Şanlı ecdadımız; “Halka hizmet, Hakk’a hizmettir!” şuuruyla hareket etmiş, nesillerini; “Eline, beline, diline sahip ol!” düsturuyla yetiştirmiştir.
Değerli Kardeşlerim!Üzülerek ifade edelim ki, kimi insanımız, maddiyatı her şeyin önüne geçirebiliyor; aldatmayı kurnazlık, kandırmayı başarı olarak görebiliyor. Peygamberimiz (s.a.s)’in, “Bizi aldatan bizden değildir!”¹ ikazı apaçık ortada dururken, dünyalık kazanç uğruna malının kusurunu gizlemeyi ustalık, gerçeği çarpıtmayı ise pazarlama tekniği sayabiliyor.
Ey Esnaf Kardeşim!Ey Tüccar Kardeşim!
Ey Zanaatkâr Kardeşim!İşte tam bu noktada bizlerden beklenen; Yüce Rabbimizin, “Ölçüde ve tartıda hile yapanların vay haline! Onlar, insanlardan bir şey ölçüp aldıkları zaman tam ölçerler. Fakat, kendileri onlara bir şey ölçüp, yahut tartıp verdikleri zaman eksik ölçüp tartarlar”² uyarısını dikkate almaktır.
Bizlerden beklenen; günlük meşgalelere dalmadan Allah’a karşı kulluk görevlerimizi yerine getirmek, kul ve kamu hakkına riayet etmektir.
Bizlerden beklenen, dinimizce haram görülen şeylerin ticaretini yapmaktan; rüşvet, faiz, karaborsacılık ve stokçuluk gibi gayr-ı meşru yollardan uzak durmaktır.
Aziz Müslümanlar!Kaynağını vahy-i ilahiden ve Efendimiz (s.a.s)’in sünnet-i seniyyesinden alan Ahîlik ilkelerini ticaretimize yansıttığımız ölçüde, toplumumuzda güveni, huzur, barış ve adaleti daha da güçlü hale getireceğimizi hatırlatıyor; hutbemizi, Allah Resûlü (s.a.s)’in şu duasıyla bitiriyoruz:
“Satarken, satın alırken, alacağını talep ederken hoşgörülü davranıp kolaylık gösteren kimseye Allah rahmetiyle muamele eylesin.”³
1 Müslim, Îmân, 164. 2 Mutaffifîn, 83/1-3. 3 Buhârî, Büyû’, 16. Din Hizmetleri Genel MüdürlüğüHABER MERKEZİ