Bugünkü Haberler

Organ bağışı

Organ Bağışı, kişinin hayatta iken, serbest iradesi ile tıbben yaşamı sona erdikten sonra doku ve organlarınızın başka hastaların tedavisi için kullanılmasına olanak tanır.

Organ nakli konusundaki bilinç son yıllarda oldukça artmasına rağmen, tüm Dünya’da ve Türkiye’de de organ nakli bekleyen insan sayısı çok fazla.

Toplumumuzda organ bağışı oranı yüzde 23 ile sınırlı.

Bu bağlamda ülkemizde organ bağışı seviyesi istenilen düzeyde değil.

Oysa herkesin, bugün 60 bin olan kronik böbrek yetmezliği hastalarından biri olma ihtimali vardır.

Öte yandan şu anda yıllık 3 milyar dolar olan diyaliz hizmeti maliyetinin, önümüzdeki 5 yıl içinde 10 milyar dolara ulaşması beklenir. Yapılan her organ nakli ise diyaliz hizmetlerinin yılda 30 bin dolar düşmesini sağlar.

Öncelikle organ nakli hayat kurtarır.

Bunu unutmamak gerekiyor.

Organ ve doku nakli, tedavisi sadece nakil ile mümkün olan organları hasar görmüş hastalara büyük umut ışığı olmaktadır.

Ülkemizde kadavra organ bağışı az olduğu için canlıdan canlıya nakiller çok daha fazla yapılmakta.

Organ bağışının artması için toplumda her bireye önemli görevler düşmekte.

İnsanlar genellikle hayattayken organlarının bir parçasını sevdikleri kişiye vermekten çekinmiyorlar.

Oysa hayatını kaybettikten sonra organ bağışlama fikrine henüz yaşarken sıcak bakması çok daha önemlidir. Hayatını kaybeden bir insan; böbrek, karaciğer, akciğer kalp, bağırsak, pankreas ya da kornealarını bağışlayarak birçok insana sağlıklı bir hayat armağan edebilir. Organların toprağa değil umutla bekleyen kişilere kısacası “hayata” bağışlanması gerekir diye düşünüyorum.

Sağlık Bakanlığı çeşitli dönemlerde Organ Bağışına dikkat çekip farkındalık yaratmaya çalışıyor.

Organ bağışının önündeki en büyük engel bilgisizlik ve din konusu.

Dinen incelediğinizde İslamiyet açısından: Organ-doku ve kan naklini zaruri bir tedavi yöntemi olarak kabul eder ve karşı değildir.

Ancak bazı koşulların olması gerekir.

Bunlar; organ veya dokusu alınan kişinin ölmüş olması, hastalığın sadece organ nakli ile tedavi edilebileceğinin mesleki yeterliliğine ve dürüstlüğüne güvenilen bir hekim tarafından karar verilmiş olması, alınan organ ve dokular için herhangi bir ücret alınmaması, tedavi edilecek kişinin buna izin vermesi, toplumun huzur ve güveninin bozulmaması bakımından organ ve dokusu alınacak kişinin buna sağlığında izin vermiş olması veya aksini beyan etmemiş olması koşuluyla yakınlarının izninin alınması.

Bununla ilgili aslında İslam dini açısından ilgili ayet ve hadisler de var.

Bunlar; “Kim bir kimseye hayat verirse, o sanki bütün insanlara hayat vermişçesine sevap kazanır.” Maide suresi, ayet 32

“Organınızı vereceğiniz kişi yaptığı iyilik ve fenalıklardan kendisi sorumludur.” Kıyame suresi, ayet 3-4.

 


YORUM YAPMAYA NE DERSİNİZ

Yukarı Geri Ana Sayfa